Arıklı "Yine bir Dejevu mu yaşıyacağız?"
Paylaş

Voice Kıbrıs Haber
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Kıbrıs sorununa ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulundu.
Arıklı'nın değerlendirmesi şu şekilde:
"MİLLİ DAVALARDA ZİKZAKLAR OLMAZ…
2017 Crans Montana fiyaskosundan sonra, Türkiye, Federasyon tezinden süratle uzaklaşmış, 2020 de Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi ile birlikte Türk Tarafı resmi Tez olarak; “Artık Federasyon görüşmeyeceğiz. Egemen Eşitlik temelinde görüşmeler yapabiliriz” demişti. Bu tezi 5 yıl boyunca sürdürdü.
Ben de o dönemde;”Bu tezin altı süratle doldurulmalı. Bu tez lafta kalmamalı. Diplomatik kanallardan dünyaya anlatılmalı. Yoksa süreç bizi 1998’ e geri götürür” demiştim.
Konunun daha iyi anlaşılması için sizleri 31 Ağustos 1998’e geri götüreceğim.
O gün Denktaş’ın düzenlediği basın toplantısında yanında dönemin Dışişleri Bakanı İsmail Cem vardı. Cem’in aynı kürsüde bulunması, Türkiye’nin bu öneriyi desteklediğinin sembolüydü.
Önerinin özü şuydu:
* Federasyon yerine iki egemen devletin oluşturacağı bir konfederasyon kurulacak.
* Rum tarafı ile Türk tarafı birbirini siyasi olarak eşit kabul edecek.
* Türkiye ve Yunanistan garantör olmaya devam edecek.
* AB üyeliği ancak iki tarafın ortak kararıyla gündeme gelecek.
* Müzakerelerin başlangıç noktası “iki ayrı devlet” olacaktı.
Peki sonra ne olmuştu?
1999’da Avrupa Birliği’nin Helsinki Zirvesi sonrasında Kıbrıs’ın AB üyelik süreci hızlandı.
Ardından:
* BM Genel Sekreteri Kofi Annan yeni bir çözüm girişimi başlattı.
* 2002’de Annan Planı masaya geldi.
* Görüşmeler yeniden federasyon temelinde yürütüldü.
* 2004 referandumuna kadar süreç tamamen bu eksende ilerledi.
Yani 1998’de ilan edilen “konfederasyon” politikası, birkaç yıl içinde yerini BM’nin iki toplumlu, iki bölgeli federasyon modeline bıraktı.
Şimdi bir bakıyoruz. BM mutfağında yine bir şeyler pişiriliyor. AB bütün gücü ile Rumlar lehine lobi yapıyor. En güvendiğimiz TDT ında bile Rumlar lehine gedikler açmış.
Öte yandan kamuoyu oluşturmak için mutfaktaki menüden dışarıya bir şeyler sızdırılıyor. Toplumların tepkisi ölçülüyor. Başlangıç menüsünde Maraş ve Güzelyurt’un tamamının, Meserya’nın bir bölümünün Rumlara verileceği, bunun karşılığında Kuzeyin AB ye alınacağı falan söyleniyor. Garantilerin kalkacağı, yerini NATO nun alacağı iddia ediliyor.
Ama Türk tarafından tek bir yalanlama yok. Bilakis BM çabalarına tam destek var…
Ne oluyoruz? “Yine bir Dejevu mu yaşıyacağız? 1998 e geri mi döneceğiz acaba” diye düşünmeden edemiyoruz."
Benzer haberler
Genel
Dev-İş “Arhun'un sözleri somut gerçeklikten tamamen uzak”
Altının kilogram fiyatı 6 milyon 595 bin liraya geriledi
KSTU, Burs ve Giriş Sınavı yapıldı
Olimpizm Festivali Güzelyurt’ta yapıldı
Taçoy "Gerekli girişimler hazirana kadar yapılmazsa kötü sonuçlar yaşanacak"
Fidan’dan Türkiye’nin AB üyelik süreci hakkında açıklama
Havadis Gazetesi ve Meydan Kıbrıs İnternet Gazeteciliği Deklarasyonu'nu imzaladı
Bakanlar Kurulu toplantısı sona erdi
Çalışma izni iptal edilen zanlı cezaevine gönderildi



