Kıbrıs Haber
Kıbrıs —
English News
Dolar —
Euro —
Sterlin —
SON DAKİKA
Neil Young Trump'a dava açtı Döviz piyasalarında günün son rakamları (27 Ekim 2026) Melania Trump, Rusya ile Ukrayna arasındaki bölgesel ateşkesin başladığını duyurdu Dünya alarm veriyor: Sera gazları benzeri görülmemiş seviyelere ulaştı UNSEEN: The Athletes of Northern Cyprus belgeselinin fragmanı yayımlandı Borsa günü yatay seyirle tamamladı Güler “Kıbrıs Türk halkının güvenliği ülkemiz açısından vazgeçilmez öneme sahiptir” UBP 50 milletvekili adayını açıkladı Çeler “Siyasete güven hesap verebilirliğin hayata geçirilmesiyle mümkün olacak” Yeşil Hat üzerinden ticaret fırsatları ve işletmelere sağlanan destekler ele alındı DAÜ Rektörü Kılıç “Üniversitede hiçbir karar, siyasi talimatla alınmadı” Petrol ve gıda fiyatlarında küresel arz şokları enflasyonu yukarı yönlü baskılıyor Themistokleus “Kabul edelim; bizim taraf bitmek bilmeyen müzakere istiyor, GYÖ ve çözüm istemiyor…” UBP “Aday belirleme seçim ve sonuçları yasa, tüzük ve yönetmeliğe uygundur” CTP spor vizyonunu paylaştı Hristodulidis, Erhürman’la görüşmesini “çok iyi ve yapıcı” olarak nitelendirdi Nöbetçi eczaneler (27 Ekim 2026) Bağımsızlık Yolu, KTAMS’ta eski sendika yöneticileri ile buluştu Yunanistan'da şiddetli yağışlar nedeniyle dokuz bölgede"Kırmızı alarm" ilan edildi Kamacıoğlu “Özel Sanayi Bölgesi oluşturma çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyoruz” Neil Young Trump'a dava açtı Döviz piyasalarında günün son rakamları (27 Ekim 2026) Melania Trump, Rusya ile Ukrayna arasındaki bölgesel ateşkesin başladığını duyurdu Dünya alarm veriyor: Sera gazları benzeri görülmemiş seviyelere ulaştı UNSEEN: The Athletes of Northern Cyprus belgeselinin fragmanı yayımlandı Borsa günü yatay seyirle tamamladı Güler “Kıbrıs Türk halkının güvenliği ülkemiz açısından vazgeçilmez öneme sahiptir” UBP 50 milletvekili adayını açıkladı Çeler “Siyasete güven hesap verebilirliğin hayata geçirilmesiyle mümkün olacak” Yeşil Hat üzerinden ticaret fırsatları ve işletmelere sağlanan destekler ele alındı DAÜ Rektörü Kılıç “Üniversitede hiçbir karar, siyasi talimatla alınmadı” Petrol ve gıda fiyatlarında küresel arz şokları enflasyonu yukarı yönlü baskılıyor Themistokleus “Kabul edelim; bizim taraf bitmek bilmeyen müzakere istiyor, GYÖ ve çözüm istemiyor…” UBP “Aday belirleme seçim ve sonuçları yasa, tüzük ve yönetmeliğe uygundur” CTP spor vizyonunu paylaştı Hristodulidis, Erhürman’la görüşmesini “çok iyi ve yapıcı” olarak nitelendirdi Nöbetçi eczaneler (27 Ekim 2026) Bağımsızlık Yolu, KTAMS’ta eski sendika yöneticileri ile buluştu Yunanistan'da şiddetli yağışlar nedeniyle dokuz bölgede"Kırmızı alarm" ilan edildi Kamacıoğlu “Özel Sanayi Bölgesi oluşturma çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyoruz”
Dolar —
Euro —
Sterlin —
Reklam

YKP "Kumyalı’da çöken sadece bir silo değil, yıllardır işletilmeyen İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Yasası’dır"

Paylaş
Facebook X LinkedIn Google News
Stelios
YKP "Kumyalı’da çöken sadece bir silo değil, yıllardır işletilmeyen İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Yasası’dır"
Reklam

YKP Sekretaryası, Kumyalı’da Toprak Ürünleri Kurumu’na (TÜK) ait buğday silosunun çökmesi sonucu yaşamını yitiren emekçi Lokman Hacıhasanoğlu’nun ölümünü değerlendirdi.

Açıklamanın tamamı şöyle:

"24 Temmuz’da Kumyalı’da, Tarım Bakanlığı’na bağlı Toprak Ürünleri Kurumu’na ait 2 bin 500 ton kapasiteli ve tamamen dolu olan buğday silosu çöktü. Siloda çalışan 46 yaşındaki Lokman Hacıhasanoğlu göçük altında kaldı. Yaralı olarak kurtarılan Hacıhasanoğlu hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Ailesinin, yakınlarının ve çalışma arkadaşlarının acısını paylaşıyoruz. Ancak acımızı taziye mesajlarına hapsetmeyeceğiz: Dolu bir kamu silosu kendiliğinden çökmez, çökemez. Bu bir kaza değil, iş cinayetidir.

Faciadan yaklaşık iki hafta önce, 10 Temmuz’da bu siloda “bakım ve onarım çalışması yapıldığı” kamuoyuyla paylaşılmıştı. Çöküşün ardından yapılan açıklamalardan öğrendik ki o çalışma silonun taşıyıcı sistemine ya da yapısına dair değildi: Personel ofisine masa, sandalye, su sebili, gölgelik çadır ve su bardağı temin edilmiş, giriş binası boyanmış, kantarın dış yüzeyi yenilenmişti. Bunların hiçbiri kusur değildir; emekçinin insanca çalışma şartları hakkıdır ve karşılanması gerekir. Kusur, bu ülkede kamuoyuna “bakım” diye duyurulanın boya ve mobilya olması, 2 bin 500 tonluk yükü taşıyan gövdenin ise yıllardır kimsenin görev tanımına girmemesidir. Silo, boyayla ayakta duramaz.

YKP bu tabloyu ilk kez anlatmıyor. Daha önceki iş cinayetlerinin ardından yayımladığımız açıklamalarda 35/2008 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın 45. maddesinin 9. fıkrasını hatırlatmıştık: “Ölümle veya beş günden daha uzun süreli tedavi gerektiren bir yaralanma ve sakatlanmayla sonuçlanan bir iş kazasının veya meslek hastalığının, (…) iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin hükümlerine uyulmamasından dolayı vuku bulduğunun müfettiş raporuyla saptanması halinde, olayda hata, kusur veya ihmali bulunan işverenler hakkında doğrudan yargı işlemi başlatılır.” Yasa açıktır. Ancak Kumyalı’daki ölümde çok daha ağır bir hukuki gerçekle daha karşı karşıyayız: mevcut İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası hiçbir kamu kurum ve kuruluşuna uygulanmamaktadır. Yani TÜK’te yaşanan bu iş cinayetinde, yasanın 45(9). maddesinin öngördüğü “müfettiş raporu ve doğrudan yargı işlemi” mekanizması bile fiilen devreye giremez. İşte bu ülkede kamu emekçisinin hayatını korumak için yıllardır ısrarla önümüzden kaçırılan hukuki boşluk budur. Onlarca ölümlü iş cinayetinin özel sektörde bu madde uyarınca yargıya taşınmamış olması bir sorunsa; kamu kurumlarında bu maddenin uygulanma sorumluluğunun bile sorgulanmaması, aynı sorunun katmerlenmiş hâlidir. Daha önce de sorduk, yine soruyoruz: Özel sektör için bu müfettiş raporları hazırlanıyor mu, hazırlanıyorsa neredeler? Ve şimdi ekliyoruz: Kamuda çalışan bir emekçinin canı, hangi yasanın hangi maddesiyle korunacak?

Bu kez işveren doğrudan devletin kendisidir. Silo bir kamu kurumuna aittir, denetim yetkisi de aynı devlettedir. Yani devlet aynı anda hem işveren, hem müfettiş, hem de soruşturmacıdır. Böyle bir düzende “soruşturma başlatıldı” cümlesi tek başına hiçbir güvence taşımaz. Kamu kurumlarına yıllardır yatırım yapmayan, bakım bütçesini her yıl bir sonraki yıla erteleyen anlayış bu ölümün siyasi sorumlusudur.

Bu ölümün ardından emek örgütleri sesini yükseltti: Tel-Sen olayı “ihmal zincirinin sonucu” olarak tanımlayıp tüm kamu tesisleri için bağımsız denetim istedi; EL-SEN, kamu kurumlarının yatırımsız ve bakımsız bırakıldığını, liyakat yerine siyasi sadakatin esas alındığını hatırlatarak hükümeti istifaya çağırdı; BES ve BASIN-SEN olayı doğrudan “iş cinayeti” olarak niteledi. Tabipler Birliği, devletin öncelikle kendi çalışanının yaşam hakkını korumakla yükümlü olduğunu vurguladı. İnşaat Mühendisleri Odası yerinde teknik inceleme yaparak birkaç gün içinde rapor hazırlayacağını açıkladı. TDP, CTP ve HP olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını istedi. Bu tepkilerin içinde özellikle EL-SEN’in hatırlattığı bir uyarı vardır: Teknecik Elektrik Santrali’nde iki ayrı makineden toplam ağırlığı 1.300 kilogramı aşan biyel kolları ve karşı ağırlıklar makine dışına fırlamış, çalışanlar şans eseri kurtulmuştu. O “ramak kala” uyarıları dikkate alınsaydı, bugün Kumyalı’da bir emekçinin cenazesini kaldırmıyor olabilirdik. Kıbrıslı emek örgütleri ve siyasi kesimlerin bir kısmı üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirdi. Ancak ilk sözü ve en yüksek sesli tepkiyi işyerinin emekçilerinin örgütlü olduğu sendikadan, yani Kamu-İş’ten duymamız gerekirdi. Kamu-İş, TÜK Toplu İş Sözleşmesi’nin tarafı, yetkili sendika konumundadır; ancak silo çökeli, bir emekçi hayatını yitireli bugüne kadar kamuoyu ile paylaşılmış tek bir açıklaması, tek bir taziye ötesi girişimi olmamıştır. YKP olarak Kamu-İş’e saygıyla ancak açıkça hatırlatmak isteriz: iş cinayetlerine karşı ilk siper, işyerinde örgütlü sendikadır. Toplu iş sözleşmesinin altına imza atmak yalnızca ücret ve statü değil, aynı zamanda emekçinin hayatının ve güvenliğinin savunulmasıdır. Bir üyesinin hayatını kaybettiği faciada sendikanın sesinin duyulmaması, hem üye emekçilere hem de mücadele geleneğine karşı bir sorumluluk boşluğudur. Kamu-İş’i, bu boşluğu vakit kaybetmeden doldurmaya, İSG Yasası’nın gereklerinin ve müfettiş raporlarının talepçisi olmaya, kamu kurumlarında iş güvenliği konusundaki yasal boşluğun giderilmesi için diğer sendikalarla ortak mücadele yürütmeye davet ederiz.

 Yeni Kıbrıs Partisi’nin talepleri şunlardır:

(1) Kumyalı silosunun en son ne zaman yapısal denetimden geçtiği, taşıyıcı sisteminde daha önce risk saptanıp saptanmadığı ve 10 Temmuz’da tam olarak hangi işlerin yapıldığı belgeleriyle açıklansın.

(2) Olayla ilgili müfettiş raporu 35/2008 sayılı Yasa’nın 45. maddesi uyarınca hazırlansın, kamuoyuna açıklansın ve ihmali saptananlar hakkında doğrudan yargı işlemi başlatılsın.

(3) Son beş yılda ölümle ya da beş günden uzun tedavi gerektiren yaralanmayla sonuçlanan iş kazalarına ilişkin müfettiş raporları yayımlansın; hazırlanmamışsa ilgili daire ve bakanlık yetkilileri hakkında görevi ihmalden işlem yapılsın.

(4) Kamuya ait tüm silo, depo, tesis ve iş makineleri bağımsız denetimden geçirilsin, denetim sonuçları kamuoyuyla paylaşılsın.

(5) 35/2008 sayılı İSG Yasası tüm kamu kurum ve kuruluşlarına da uygulansın.

(6) İnşaat Mühendisleri Odası’nın hazırlayacağı teknik rapor, resmî soruşturmanın gölgesinde bırakılmadan eksiksiz biçimde kamuoyuyla paylaşılsın.

Lokman Hacıhasanoğlu, bir emekçiydi. Bu adada üreten, taşıyan, yükleyen herkesin canı eşit değerdedir; kimsenin nereden geldiği sorulmaz. Emek örgütlerinin bu ölümü “ihmal zinciri” ve “iş cinayeti” olarak tanımlamasını doğru buluyor, kamu tesislerinin bağımsız denetimden geçirilmesi talebini destekliyoruz.

Tabipler Birliği’nin paylaştığı veri tablonun boyutunu gösteriyor: Kıbrıs’ın kuzeyinde 2025 yılında yaklaşık 164 bin kayıtlı çalışana karşılık 7 emekçi iş kazalarında yaşamını yitirmiştir. Bu, 100 bin çalışan başına 4,3 ölüm demektir; OECD ortalamasının yaklaşık üç katı.

Yeni Kıbrıs Partisi bir kez daha altını çizer: iş cinayetleri kaza değil, tercihtir. Bakım bütçesini erteleyen, denetimi kâğıt üzerinde bırakan, yasanın 45. maddesini yıllardır rafta tutan ve İSG Yasası’nı kamu emekçisine kapatan her yetkili bu ölümün ortağıdır."

Benzer haberler

Featured
Neil Young Trump'a dava açtı 27 Eki 2026 21:56 Döviz piyasalarında günün son rakamları (27 Ekim 2026) 27 Eki 2026 21:44 Melania Trump, Rusya ile Ukrayna arasındaki bölgesel ateşkesin başladığını duyurdu 27 Eki 2026 21:20 Dünya alarm veriyor: Sera gazları benzeri görülmemiş seviyelere ulaştı 27 Eki 2026 20:59 UNSEEN: The Athletes of Northern Cyprus belgeselinin fragmanı yayımlandı 27 Eki 2026 20:03 Borsa günü yatay seyirle tamamladı 27 Eki 2026 19:59 Güler “Kıbrıs Türk halkının güvenliği ülkemiz açısından vazgeçilmez öneme sahiptir” 27 Eki 2026 19:54 UBP 50 milletvekili adayını açıkladı 27 Eki 2026 19:31 Çeler “Siyasete güven hesap verebilirliğin hayata geçirilmesiyle mümkün olacak” 27 Eki 2026 19:23