Kıbrıs Haber
Kıbrıs —
English News
Dolar —
Euro —
Sterlin —
SON DAKİKA
Meclis Genel Kurul'u genel seçimlerin 6 Aralık'ta yerel seçimlerle birlikte yapılmasını onayladı Lefkoşa -Girne ana yolunda kaza: Motosikletteki yolcu yaralandı! DSÖ "Gazze'de tam anlamıyla işleyen bir hastane kalmadı" Erken genel seçimin tarihi kesinleşti 2026 Nobel Edebiyat Ödülü sahibini buldu Döviz piyasalarında günün son rakamları (8 Ekim 2026) Ali Uyanır için kan aranıyor ABD'li milyarder Bezos, Ay’da kalıcı üs kurmayı planladıklarını açıkladı Trump "Ara seçimlere kadar İran'a saldırı düzenlemeyeceğiz" Bilim insanları tamamen yeni bir saat türü icat etti Tuğcu "Bazı elektrik kesintileri ve arızalar üzerinden grevi hedef göstermeye yönelik açıklamaları kabul etmiyoruz" Sevil Emirzade belgeselinin gösterimi yapıldı Yurttaşlığa ilişkin değişiklik yasa tasarısı oy çokluğuyla kabul edildi Bilim insanları kolajen takviyelerinin ardındaki araştırmada büyük kusurlar buldu DAÜ-SEN’den Çavuşoğlu’nun istihdam açıklamasına yanıt Res-Bir “Kapıları kapatmak değil, hayatı ucuzlatmak çözüm” Serdaroğlu’ndan dikkat çeken iddia “Partilinin talebiyle anne personel Güzelyurt’a gönderildi” Çavuşoğlu'ndan sendika sözcülerine “Mesele vurmaksa, doğrulardan vazgeçebilecek kadar hırslılar” Besim "Yasada iadenin nedenlerine uygun bir düzenleme yapılmadı” KTOEÖS, Gazimağusa merkez ve çevre okullarda grev ve eylem yaptı Meclis Genel Kurul'u genel seçimlerin 6 Aralık'ta yerel seçimlerle birlikte yapılmasını onayladı Lefkoşa -Girne ana yolunda kaza: Motosikletteki yolcu yaralandı! DSÖ "Gazze'de tam anlamıyla işleyen bir hastane kalmadı" Erken genel seçimin tarihi kesinleşti 2026 Nobel Edebiyat Ödülü sahibini buldu Döviz piyasalarında günün son rakamları (8 Ekim 2026) Ali Uyanır için kan aranıyor ABD'li milyarder Bezos, Ay’da kalıcı üs kurmayı planladıklarını açıkladı Trump "Ara seçimlere kadar İran'a saldırı düzenlemeyeceğiz" Bilim insanları tamamen yeni bir saat türü icat etti Tuğcu "Bazı elektrik kesintileri ve arızalar üzerinden grevi hedef göstermeye yönelik açıklamaları kabul etmiyoruz" Sevil Emirzade belgeselinin gösterimi yapıldı Yurttaşlığa ilişkin değişiklik yasa tasarısı oy çokluğuyla kabul edildi Bilim insanları kolajen takviyelerinin ardındaki araştırmada büyük kusurlar buldu DAÜ-SEN’den Çavuşoğlu’nun istihdam açıklamasına yanıt Res-Bir “Kapıları kapatmak değil, hayatı ucuzlatmak çözüm” Serdaroğlu’ndan dikkat çeken iddia “Partilinin talebiyle anne personel Güzelyurt’a gönderildi” Çavuşoğlu'ndan sendika sözcülerine “Mesele vurmaksa, doğrulardan vazgeçebilecek kadar hırslılar” Besim "Yasada iadenin nedenlerine uygun bir düzenleme yapılmadı” KTOEÖS, Gazimağusa merkez ve çevre okullarda grev ve eylem yaptı
Dolar —
Euro —
Sterlin —

Sağlığınızı tehdit eden sessiz katile dikkat!

Paylaş
Facebook X LinkedIn Google News
Stelios
Sağlığınızı tehdit eden sessiz katile dikkat!
Reklam

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamza Duygu, Fazla Tuz Tüketimi, Aşırı Alkol ve Stresli Yaşam Kaynaklı Ortaya Çıkabilen Hipertansiyonla İlgili Açıklamalarda Bulundu.  

Dünyadaki Erişkin Nüfusun %26’sının Hipertansiyon Hastası Olduğunu Söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, 2025 Yılında ise Bu Sayının %29’lara Kadar Ulaşacağı Belirtti. Prof. Dr. Hamza Duygu: “Hipertansiyon Tüm Dünyadaki Önlenebilir Ölüm Nedenleri Arasında İlk Sırada Gelmektedir.” Yüksek tansiyon veya tıptaki adıyla hipertansiyon olarak bilinen, atardamarların içindeki kanın damar duvarına uygulamış olduğu anormal yüksek basınç durumu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, özellikle birinci derece yakınlarında yüksek tansiyon bulunan aşırı kilolu, fiziksel olarak hareketsiz yaşam tarzına sahip, fazla tuz tüketen, aşırı alkol alan, stresli yaşam şekli olanlar ile şeker ya da böbrek hastalığı olanlarda riskin daha fazla olduğunu belirtti.  Prof. Dr. Hamza Duygu şöyle devam etti: “Hipertansiyon tüm dünyadaki önlenebilir ölüm nedenleri arasında ilk sırada gelmektedir. Hipertansiyon felç, görme kaybı, kalp krizi, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği ve tüm diğer atardamarlarda damar sertliğine yol açabilir. T.C Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen patent çalışmasında, Türkiye’de her dört ölümden birinin nedeninin hipertansiyon olduğu belirlenmiştir.” Prof. Dr. Hamza Duygu: “Hipertansiyon, Felç, Kalp Yetersizliği ve Kalp Damarlarında Sertliğe Neden Olmaktadır.” Yapılan büyük çaplı çalışmalarda yüksek tansiyonun felç gelişimini yedi kat, kalp yetersizliğinin gelişimini altı kat, kalp damarlarındaki damar sertliğinin gelişimini ise dört kat artırdığını söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, yüksek tansiyonun tüm hastalıklar için değiştirilebilir risk faktörlerinin başında geldiğini belirterek şunları söyledi; “Yüksek tansiyonlu hastalarda kan basıncını 1 - 2 mmHg düşürmek bile kalp damar hastalıklarından ölümlerde önemli azalma sağlamaktadır.  Bir örnek vermek gerekirse, 5 yıllık tedavi ile küçük tansiyonun 5 - 6 mmHg’lık düşürülmesi felçleri % 42, kalp damarlarındaki tıkanıklıklara bağlı olay gelişme olasılığını da  % 16 oranında azaltmıştır.” Toplumun Yaklaşık %32’si Hipertansiyon Hastası Dünyadaki erişkin nüfusun %26’sının hipertansiyonu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, bu oranın 2025 yılında %29’lara kadar ulaşacağına dair öngörüde bulunulduğunu ifade etti.  Türkiye’de gerçekleştirilen büyük çaplı çalışmaların sonucunda, toplumun yaklaşık %32’sinde hipertansiyon hastalığının görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, kadınlarda bu sıklığın %36 erkeklerde ise %27.5 olduğunu kaydetti.  Hipertansiyon sıklığında yaşla birlikte artış eğilimi görüldüğünü de sözlerine ekleyen Prof. Dr. Hamza Duygu şöyle devam etti: “35 – 64 yaş arasındaki kişilerde hipertansiyonun görülme oranı %42, cinsiyet dağılımında ise erkeklerde %35 kadınlarda ise %50 oranında görülmektedir.  65 yaş üstü kişilerde ise hipertansiyon %75 oranında görülürken, cinsiyet dağılımına göre ise bu oranlar, 65 yaş üstü erkeklerde %67.2, kadınlarda ise %81.7’dir.” Tanı Yüksek tansiyon tanısına dair bilgiler de veren Prof. Dr. Hamza Duygu, tanının doğru konulabilmesi için en az iki kez ölçümün yapılması gerektiğini belirterek şöyle devam etti; “Büyük tansiyon 140 mmHg (14 cmHg) ve/veya küçük tansiyonun 90 mmHg (9 cmHg)’nın üzerinde olması olarak tanımlanır.  Tansiyon ölçümü yapılırken yarım saat öncesinde sigara, çay veya kahve içilmemesi, ölçümün sessiz sakin bir odada beş-on dakika kadar dinlenildikten sonra yapılması, uygun genişlik ve uzunluktaki bir tansiyon aleti ile (standart koşullarda kol çevresinin en az %80’ini saracak şekilde, 35 cm uzunluğunda ve 12-13 cm genişliğinde) ölçüm yapılması, kolun tamamıyla çıplak olması, tansiyon aletinin kalp seviyesinde tutulması, iki ölçüm arasında 1-2 dakika kadar süre bırakılması, ilk ölçümlerde her iki koldan alınması (hangisi daha yüksekse o ölçüm kabul edilir) ve yaşlı ile şeker hastalarında oturarak ve ayakta tansiyonun ölçülmesi gerekmektedir.” Belirtileri Yüksek tansiyonlu hastaların yaklaşık %90-95’inde bir neden bulunamadığını söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, hastaların ancak %5-10’unda böbrek rahatsızlığı, hormon hastalıkları, aort damarının doğuştan darlığı, ilaçlar ve uykuda solunum durması gibi birtakım hastalıklara bağlı olarak yüksek tansiyon gelişebildiğini kaydetti.  Prof. Dr. Hamza Duygu Şöyle devam etti: “Bu tip yüksek tansiyonun önemi klasik ilaç tedavisine daha az yanıt vermesi dolayısıyla esas tedavisi altta yatan hastalığın tedavisi olmasıdır. Altta yatan hastalık tedavi edildiğinde yüksek tansiyon gerileyebilmekte veya yüksek tansiyonun kontrol altına alınması kolaylaşabilmektedir.  Komplikasyonsuz yüksek tansiyon çoğu kez belirti vermez.  Belirti vermeden sinsi ilerlediği ve bazen ancak komplikasyona yol açtığında tanı konabildiğinden, yüksek tansiyona “sessiz katil” de denilmektedir.  Yüksek tansiyonun belirtilerini; özellikle sabahları ense ve başın arka bölümünde hissedilen baş ağrısı, kulak çınlaması, baş dönmesi, sersemlik hissi, burun kanaması, konsantrasyon kaybı şeklinde özetleyebiliriz.” Tedavi Yöntemleri Yüksek tansiyon tedavisinin yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaç tedavisi şeklinde iki ana gruba ayrılabileceğini söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, hipertansiyondan korunmak için yaşam tarzının değiştirilmesi gerektiğini belirtti.  Buna göre sigara içilmemesi, ideal kilonun korunması, fiziksel egzersiz yapılması, aşırı alkol ve tuz tüketiminin azaltılması ve aynı zamanda meyve ve sebzeden zengin, kırmızı et ve doymuş yağlardan fakir yiyecekler tüketilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Hamza Duyu şöyle devam etti: “Burada vurgulanması gereken en önemli faktörlerden biri olan aşırı tuz tüketimi, kan basıncını artıran önemli bir faktördür ve her on erişkinin üçünde hipertansiyon nedenidir.  Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği tarafından 2008 yılında yapılan bir çalışmada, Türkiye’de günlük tuz tüketiminin diğer ülkelere oranla daha fazla olduğu saptanmıştır. Önerilen ortalama günlük tuz miktarı yaklaşık 6 gramiken, Türkiye’deki günlük tuz alımı ortalaması kişi başı 18 gramdır.  Bir örnek vermek gerekirse tuz alımı yarıya indirilirse, tüm dünyada bir yıl içinde inme ve kalp krizinden yaklaşık 2.5 milyon insanın hayatı kurtarılabilecektir.”

Benzer haberler

Sağlık
Bilim insanları kolajen takviyelerinin ardındaki araştırmada büyük kusurlar buldu 8 Eki 2026 19:51 Nöbetçi eczaneler (8 Ekim 2026) 8 Eki 2026 16:49 Nöbetçi eczaneler (7 Ekim 2026) 7 Eki 2026 16:34 Nöbetçi eczaneler (6 Ekim 2026) 6 Eki 2026 17:22 Nöbetçi eczaneler (5 Ekim 2026) 5 Eki 2026 17:04 Antibiyotik kullanımı sırasında şeker tüketmek bağırsak bakterilerine zarar verebilir 4 Eki 2026 20:43 Nöbetçi eczaneler (4 Ekim 2026) 4 Eki 2026 09:43 Nöbetçi eczaneler (3 Ekim 2026) 3 Eki 2026 13:57 Pandeminin ardından ömür yeniden uzuyor 2 Eki 2026 21:56