Parashos "Cumhurbaşkanı, Kıbrıs sorununu altın pasaportlar için sattı"
Paylaş

Voice Kıbrıs Haber
Eleni KONSTANTINU
SORU: Tüm bu olanlardan sonra ve muhalefetteki siyasi partilerin de ortaya koyduğu gibi, Nikos Anastasiadis'in cumhurbaşkanlığını yasallaştırma konusu olduğuna inanıyor musunuz?
PARASHOS: Ben mümkün oldukça net söyledim. Birisi, Kıbrıs sorununu satıp altın pasaport yapmaya ve para kazanmaya devam ederken ve bu parayla Seyşeller'e ve başka yerlere döviz ihraç ederken Cumhurbaşkanının suçlu olduğuna dair bir mahkeme kararı da çıkartamazdım. Parlamento var, Yargıtay var. Kıbrıs'ta Cumhurbaşkanı'nı suçlayabileceğiniz kurumlar yoktur. Kıbrıslı Türkler 1963'te hükümetten ayrıldıklarından bu yana, Kıbrıs'ta Cumhurbaşkanı imparator bile olabilir. Çok fazla gücü var ama onu durduracak biri yok; tehlikeli bile olabilir.
“ÜÇ KÖTÜLÜK DEVLETİ DEFALARCA İFLASA SÜRÜKLEDİ”
SORU: Yatırımcılar için gayrimenkul piyasasında KDV'nin indirilmesi (%19 yerine %5) nedeniyle ülkemizin yeniden Avrupa Birliği'ne maruz kaldığı görülmektedir. Komisyon tarafından Devlete karşı açılan ihlal davaları bağlamında ciddi bir para cezası riski var…
PARASHOS: Ev yapacak genç çiftler için KDV %19'dan %5'e düşüyor diye bir kural vardı. Bu kural, Anastasiadis’ın başkanlığındaki Kıbrıs Yatırım Programı ve Ofisi tarafından alındı ve sözde Kıbrıs Yatırım Programı (KEP) kurallarına uygulandı. Aynı şekilde, Kıbrıs'a gelen milyonerlere sattıkları villalarda da aynı sosyal politika tedbirini uygulayarak %14 kesinti yaptılar. Böylece Avrupa Komisyonu araya girdi ve bunun yasa dışı olduğu için düzeltilmesini istedi. Bu Phileleftheros’ taki son makalemde yazılıdır. Ancak, ne hükümet ne de Savcı, hiç kimse birşey anlamadı. Aslında anladı ama anlamamazlıktan geldi. Şimdi bütün bunları Kıbrıslı vergi mükellefi ödüyor. Ancak onlar bunu umursamıyorlar çünkü kendileri ödeyecek değiller. Kaderimizde üç kötü şey var; hesap verebilirliğin olmaması ve hesap verebilirlik olmadığı için cezanın olmaması ve ceza olmadığı andan itibaren her şeyin cezasız kalması. Bu üç kötülük, devleti defalarca iflasa sürükledi. Dış borcumuza bakarsanız zaten iflas ettiğimizi göreceksiniz.
SORU: Bazı durumları yıllardır hoş görmekten dolayı vatandaşlar da sorumlu mu?
PARASHOS: Doğrudan sorumluluk, partilerinden sonra kendi çıkarlarını korumaya çalışan yetkililere aittir. Bu partizanlık insanlara iki yol açtı. Bir yandan, onun da parmağını bala sokma fırsatı verileceğine ve çocuğuna daha iyi bir iş bulmasına yardımcı edeceğine inanması. Bu yüzden parti ona ne söylüyorsa yapıyor. Diğer yandan ise mesafe yaratıp, kendi sosyal gruplarını kuran insanlar görüyoruz; 13 Şubat yürüyüşünde olduğu gibi. Eski Lefkoşa’da çok kez gördüm; kültürle, eğitimle uğraşan sanatçıları, hayatlarını istedikleri gibi yaşamayı seçen insanları; sade ama onurlu.
“CUMHURBAŞKANI, ÖZÜR DİLEMEK YERİNE SAKLANDI, DAĞLIK BÖLGELERE MİLYONLAR DAĞITMAK İÇİN ORTAYA ÇIKTI”
SORU: Toplumun büyük bir bölümü bir sonraki seçimlerde, 2023'te bir değişiklik bekliyor. Hükümetteki değişiklik önemli bir değişiklik anlamına geliyor mu?
PARASHOS: Bir şeyin değişmesi için insanlarda güven yaratan bir öneri olması gerekir. Sadece geleceğe yönelik öneriler insanlarda güven yaratabilir. Sandık başına gitmeyi reddeden gençleri ilgilendirecek öneriler gibi.
Mesela geçtiğimiz gün, olayların olduğu zaman Cumhurbaşkanı, Anastasia’dan özür dilemek yerine saklandı ve birkaç gün sonra seçimler öncesinde dağlık bölgelere milyonlar dağıtmak için ortaya çıktı. Artık bunlara kimse inanmıyor.
SORU: 13 Şubat Cumartesi günkü yaşanan olayları gibi başka olayları da görebileceğiniz hiç aklınızdan geçti mi?
PARASHOS: Cumartesi günü bana darbeyi hatırlattı; Şili'yi hatırlattı, baskıcı rejimleri hatırlattı. Polisin küçük çocuklara copla şiddet uygulamasını hiç beklemiyordum.
SORU: Bu davranışları, toplumun büyük bir kesiminin tepkisi karşısında oluşan panik davranışlar olarak görüyor musunuz?
PARASHOS: Onları, artık başka çıkış yolu olmayan ve nefes alabilmek için camları kıran bir partizan otoriter grubunun eylemleri olarak görüyorum. Ne için nefes alamıyor? Çünkü kendi partisi hidrojen sülfür yaratıyor. Kapalı bir odada hidrojen sülfür oluşturup yaşamayı bekleyemezsiniz.
“HİÇ TEHDİT EDİLMEDİM; KORKMADIM”
SORU: Kathimerini'den istifa etmenize neden olan son olaylardan sonra hiç korku hissettiniz mi? Veya tehdit edildiniz mi?
PARASHOS: Hayır; hiç tehdit edilmedim, korkmadım da. Sizi hedefleyen bir devlet tarafından kurtarılamazsınız. Örneğin, Malta'daki meslektaşımıza ne olduğuna bakın. Başbakan ve rejimi destekleyen gangsterler hakkında yazdı çünkü bu tür rejimlerin mafya ile "temizlemeye" özen gösteren ilişkileri vardır. Neyse ki Kıbrıs'ta henüz bu noktaya gelmedik çünkü buraya gelirsek işler son derece zorlaşacaktır.
SORU: Mevcut hükümetin en kötü hükümet olduğunu düşünüyor musunuz? Yoksa bu görüş bazı olaylardan mı kaynaklanıyor?
PARASHOS: Kıbrıs Cumhuriyeti'nin çocuğuyum, 1958 doğumluyum ve 1963'ten itibaren yaşanan olaylarla ilgili anılarım var. Her devrin kendi hükümdarı vardır. Makarios, ne istediğini yapan ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin zenginliğini istediği gibi yöneten monolitik bir liderdi. Aynı zamanda dini bir lider olduğu için bütün bunları makamının altına saklayabiliyordu. Makarios dönemi bittikten sonra Kıbrıs’ta demokratik açıdan öne çıkan tek dönem, 5 yıllık Vasiliu dönemiydi. Diğer herkes güç kazanmaya calışıyordu. Farklı kişiler birtakım araçlar vasıtasıyla, şehir planlamayla, devlet sözleşmeleriyle servetler kazandılar. Hükümet, parlamento ve siyasi görevlilerin ticari faaliyetlerinin zirvesi olan altın pasaportlara gelene kadar.
Voice Kıbrıs Haber 2021 Benzer haberler
Featured
Nöbetçi eczaneler (21 Eylül 2026)
Milli Eğitim Bakanlığı ile taşımacılar arasında protokol imzalandı
Brent petrol 101,78 dolardan işlem görüyor
BM Genel Kurulu’nun 81. oturumu yarın New York'ta başlıyor
Köroğlu “Yeni taş ocağı izinlerinin gündeme getirilmesi kabul edilemez”
Reynar "75 yıllık Şirketler Yasası ile dijital ekonomi yönetilemez"
Gönyeli-Alayköy Belediyesi’nden okullarda su güvenliği ve gıda hijyeni denetimi
Özersay "Yolsuzluklara karşı atılması gereken en önemli adım her şeyin şeffaf şekilde kamuoyuna açıklanmasıdır"
Polis Akademisi İç Güvenlik Fakültesi Münhali için başvurular başladı



