Kıbrıs Haber
Kıbrıs
English News
Dolar
Euro
Sterlin
SON DAKİKA
Denetimlerde 400 sürücü çeşitli suçlardan rapor edildi CTP “Yerel Yönetim Vizyon 2030 Çalıştayı”nda buluştu Çavuşoğlu "Güçlendirilmiş altyapımız ve destek birimlerimizle yeni döneme hazırız"  Üstel "Yeni gemi yarın kayıpları arama çalışmasına başlıyor" Güzelyurt’taki trafik kazası: 37 yaşındaki sürücü yoğun bakımda! Kar-İş "Öğrenci taşımacılığını başlatmayacağız" Avustralya'da ilk kez deniz aslanında kuş gribi vakası görüldü Bağımsızlık Yolu “Kıbrıslı Maronitlerin temsilci seçme hakkı yasal güvenceye kavuşturulmalı” Denetimlerde 23 araç trafikten men edildi KTTB "Çocuklar okula başlamada uyum güçlüğü yaşayabilirler" Eşini öldürdüğünü itiraf eden şahsa 3 gün tutukluluk emri Elektrik paneline giren kediyi kurtarmaya çalışan genci elektrik çarptı Damianos “GSI projesini desteklemeyi istiyoruz” Alsancak'ta park halindeki araçta yangın İsrail’in savunma sanayisi Güney Kıbrıs’ta faaliyet gösterme niyetinde Yoldan çıkıp ağaca çarptı, 3 genç yaralandı! Çavuşoğlu “Yeni eğitim öğretim yılına yeni umutlar, hedefler ve büyük inançla başlıyoruz” İnce Av sezonu başladı OpenAI, güvenlik gerekçesiyle trilyon dolarlık halka arzı erteledi Endonezya'da 241 kişiyi taşıyan gemiyle irtibat kesildi Denetimlerde 400 sürücü çeşitli suçlardan rapor edildi CTP “Yerel Yönetim Vizyon 2030 Çalıştayı”nda buluştu Çavuşoğlu "Güçlendirilmiş altyapımız ve destek birimlerimizle yeni döneme hazırız"  Üstel "Yeni gemi yarın kayıpları arama çalışmasına başlıyor" Güzelyurt’taki trafik kazası: 37 yaşındaki sürücü yoğun bakımda! Kar-İş "Öğrenci taşımacılığını başlatmayacağız" Avustralya'da ilk kez deniz aslanında kuş gribi vakası görüldü Bağımsızlık Yolu “Kıbrıslı Maronitlerin temsilci seçme hakkı yasal güvenceye kavuşturulmalı” Denetimlerde 23 araç trafikten men edildi KTTB "Çocuklar okula başlamada uyum güçlüğü yaşayabilirler" Eşini öldürdüğünü itiraf eden şahsa 3 gün tutukluluk emri Elektrik paneline giren kediyi kurtarmaya çalışan genci elektrik çarptı Damianos “GSI projesini desteklemeyi istiyoruz” Alsancak'ta park halindeki araçta yangın İsrail’in savunma sanayisi Güney Kıbrıs’ta faaliyet gösterme niyetinde Yoldan çıkıp ağaca çarptı, 3 genç yaralandı! Çavuşoğlu “Yeni eğitim öğretim yılına yeni umutlar, hedefler ve büyük inançla başlıyoruz” İnce Av sezonu başladı OpenAI, güvenlik gerekçesiyle trilyon dolarlık halka arzı erteledi Endonezya'da 241 kişiyi taşıyan gemiyle irtibat kesildi
Dolar
Euro
Sterlin

"Ledsky de bu kararın siyasi bir karar olduğunu açıklamıştı"

Paylaş
Facebook X LinkedIn Google News
"Ledsky de bu kararın siyasi bir karar olduğunu açıklamıştı"
Reklam

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “BM parametreleri” denilerek dayatılmaya çalışılan çözüm şekli ile hâlâ maruz kaldıkları izolasyon ve ambargoların temelinin BM Güvenlik Konseyi’nin 4 Mart 1964 tarihli kararı olduğunu belirtti.

Tatar, BM Güvenlik Konseyi’nin 4 Mart 1964 tarihli 186 sayılı kararının 57. yıl dönümünde Kıbrıs konusuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Tatar, halen yürürlükte olan bu karar nedeniyle Rum tarafının anlaşmaya yanaşmadığını, kendisini tüm Kıbrıs’ın tek sahibi gördüğünü ve hakimiyetçi zihniyetini sürdürdüğünü belirterek “Bu haksız karar ortada durdukça Rum tarafı anlaşmaya yanaşmayacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Tatar’ın konuyla ilgili değerlendirmesi şöyle:

“Kıbrıs’ta çözümsüzlüğün ve Rum uzlaşmazlığının ana nedenlerinden biri olan BM Güvenlik Konseyi’nin 4 Mart 1964 tarihli, 186 sayılı siyasi ve haksız kararının 57. yıl dönümündeyiz.

Kıbrıs Türk halkını yok etmek ve adayı Yunanistan’a ilhak etmek için Akritas Planı doğrultusunda 21 Aralık 1963 tarihinde başlayan Rum saldırılarında, Kıbrıs Türk halkı silah zoruyla eşit ve kurucu ortağı olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti’nden dışlanırken, katliamlar ve soykırım da devam ediyordu.

Türk savaş uçaklarının 25 Aralık 1963 günü Lefkoşa semalarında uçmasından sonra ateşkes sağlanmış, soruna çözüm bulabilmek umuduyla 1964 Ocak ayında Kıbrıs Türk ve Rum tarafları ile garantör ülkelerin katıldığı Londra konferansı toplanmıştı. Rum-Yunan ikilisinin olumsuz tutumu sonucunda Londra konferansı başarısızlıkla sonuçlanırken, Kıbrıs Türk halkına yönelik saldırılar daha da yoğunlaşmış ve Türkiye, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin sağlanabilmesi amacıyla 13 Şubat 1964 günü BM Güvenlik Konseyi’ne başvurmuştu.

‘Önce Kıbrıs’a BM Barış Gücü’nü gönderelim, akan kanı durduralım, sonra gerisine bakarız, bu kararı değiştiririz’ denilerek alınan BM Güvenlik Konseyi’nin 4 Mart 1964 tarihli, 186 saylı kararıyla Kıbrıs Cumhuriyeti’ni Rum devletine dönüştüren Rum Yönetimi ‘Kıbrıs’ın tek meşru hükümeti’ olarak tanınır.

BM Güvenlik Konseyi’nin 4 Mart 1964 tarihli kararı siyasi mülahazalarla alınmış bir karar olup, ABD’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Nelson Ledsky de, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf R. Denktaş ile yaptığı bir görüşmede, bu kararın siyasi bir karar olduğunu teyit ederken, şöyle demişti:

‘1964’ün dosyalarını incelettim. BM Güvenlik Konseyi’nce alınan bu kararın hukuki temellere dayanan bir karar olmadığı, siyasi mülahazalarla alınmış bir karar olduğunu tespit ettim.’

İşte siyasi ve haksız olan bu karar, Kıbrıs’ta yıllardan beri devam eden çözümsüzlüğün ve Rum uzlaşmazlığının ana nedenidir. Bu kararla ‘Kıbrıs’ın tek meşru hükümeti’ olarak tanınan Rum Yönetimi, halkımızın siyasi eşitliğini, egemenliğini ve bütün haklarını yok saymakta ve halkımıza azınlık statüsü önermektedir. ‘BM parametreleri’ denilerek dayatılmaya çalışılan çözüm şekli ile hala daha maruz kaldığımız izolasyon ve ambargoların temeli de bu haksız karardır.

Hala daha yürürlükte olan bu karar nedeniyle Rum tarafı anlaşmaya yanaşmamakta, kendisini tüm Kıbrıs’ın tek sahibi görmekte ve hakimiyetçi zihniyetini sürdürmektedir. Bu haksız karar ortada durdukça Rum tarafı anlaşmaya yanaşmayacaktır.

Bu karardan ve “Kıbrıs’ın tek meşru hükümeti” olarak tanınmasından cesaret ve güç alan Rum tarafı, 1968 yılından bu yana devam eden bütün müzakere süreçlerindeki olumsuz ve uzlaşmaz tutumunu hala daha sürdürürken, Annan Planı referandumu ve Mont Pelerin ile Crans Montana görüşmelerinin de başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olmuştur.

Tüm bunlar federasyona dayalı çözüm modelinin çöktüğü gerçeğini gözler önüne sererken, Kıbrıs’ın ve bölgenin gerçeklerine uygun olarak egemen eşitlik temelinde yan yana yaşayan iki devletin iş birliğine dayalı çözüm modeli tarafımızdan gündeme getirilmiş olup, bu çözüm modeli bölgenin en büyük ve en güçlü devleti olan Türkiye Cumhuriyeti tarafından da desteklenmekte ve uluslararası alanda da büyük ilgi görmektedir.

Cenevre’de 27-29 Nisan’da yapılacak olan gayri resmi 5+BM toplantısına yönelik olarak hazırlık ve girişimlerimiz devam ederken, gündeme getirdiğimiz çözüm modeli Cenevre’de masaya getirilecektir. Bu konuda kararlıyız ve geri adım atmayacağız. Uğraşımız ve temennimiz Kıbrıs’ın ve bölgenin yararına olacak şekilde gündeme getirdiğimiz çözüm modelinin hayata geçirilmesidir.”

Voice Kıbrıs Haber

Benzer haberler

Featured
Denetimlerde 400 sürücü çeşitli suçlardan rapor edildi 13 Eyl 2026 19:46 CTP “Yerel Yönetim Vizyon 2030 Çalıştayı”nda buluştu 13 Eyl 2026 19:41 Çavuşoğlu "Güçlendirilmiş altyapımız ve destek birimlerimizle yeni döneme hazırız"  13 Eyl 2026 19:34 Üstel "Yeni gemi yarın kayıpları arama çalışmasına başlıyor" 13 Eyl 2026 19:26 Güzelyurt’taki trafik kazası: 37 yaşındaki sürücü yoğun bakımda! 13 Eyl 2026 19:20 Kar-İş "Öğrenci taşımacılığını başlatmayacağız" 13 Eyl 2026 13:50 Avustralya'da ilk kez deniz aslanında kuş gribi vakası görüldü 13 Eyl 2026 13:46 Bağımsızlık Yolu “Kıbrıslı Maronitlerin temsilci seçme hakkı yasal güvenceye kavuşturulmalı” 13 Eyl 2026 13:13 KTTB "Çocuklar okula başlamada uyum güçlüğü yaşayabilirler" 13 Eyl 2026 12:52