KKTC’deki Kıbrıs Rum malları konusunda izlenen strateji fiyaskoyla sonuçlandı iddiası

Voice Kıbrıs Haber
Hristodulidis Hükümeti’nin, "KKTC’deki eski Kıbrıs Rum mallarını 'gasp edilmesi' konusunun 'stratejik caydırıcılık' düzeyinden siyasi sessizlik düzeyine geçmesine izin verdiği" iddia edildi.
Alithia gazetesi, biri Kıbrıs, diğeri de Avrupa Birliği (AB) içinde yaşanan iki önemli gelişmenin, Güney Kıbrıs’ın KKTC’deki eski Kıbrıs Rum mallarıyla ilgili aylardır sürdürdüğü “yeni, güçlü ve cezai bir çizgi” anlatısını fiilen geçersiz kıldığını yazdı.
Gazete, Kıbrıs Rum Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanarak hapis cezasına çarptırılan Afik Grup CEO’su Simon Mistriel Aykut’un, cezasını çekmek üzere İsrail'e nakledildiğini ve bir diğer benzer davada, Fransa Yüksek Mahkemesi’nin Avrupa tutuklama emrinin infazını reddettiğini anımsatarak, her iki karar için de Kıbrıs Rum Hükümeti’nin siyasi bir tepki göstermeyerek sessiz kaldığına işaret etti.
Konuyla ilgili yalnızca Kıbrıs Rum Adalet ve Kamu Bakanı Kostas Fitiris’in açıklama yaptığını kaydeden gazete, bu açıklamanın da caydırıcılık mesajını güçlendirmek yerine zayıflattığını yazdı.
Gazete, Fitiris’in pazartesi günü yaptığı açıklamada, Kıbrıs Rum Yönetimi’nin mahkum transferi anlaşmasına uymak zorunda olduğunu ve diğer ülkeler için de 15 benzer talep imzaladığını kaydetti.
Fitiris’in, Aykut'un yaşı nedeniyle cezasının yarısının infaz edilebileceğini ve altı aylık hapis cezası için kamu yararının riske atılamayacağını söylediğini belirten gazete, Kıbrıs Rum Hükümeti’nin, her ne kadar bunu kabul etmese de, konuyla ilgili odağı caydırıcılıktan idare etmeye kaydırdığını yazdı.
Gazete, DİSİ Milletvekili Nikos Yeorgiu’nun dün, konuyla ilgili yazılı açıklama yaparak, hükümetin cevaplamaktan kaçındığı esas soruyu gündeme getirdiğini ve Aykut’a verilen cezanın, pratikte nasıl uygulanacağını ve yurt dışına nakledildikten sonra serbest bırakılmayacağının nasıl garanti altına alınacağını sorguladığını kaydetti.
Aykut’un İsrail’e nakledilmesini “fiyasko” olarak değerlendiren Yeorgiu, bunun tehlikeli bir emsal oluşturulduğunu ve KKTC’deki eski Kıbrıs Rum mallarının “gasp edilmesinin sadece bir suç değil, siyasi onur ve ulusal hayatta kalma meselesi olduğunu” savundu.
Gazete, diğer durumun ise Avrupa Birliği'nin bizzat kendisini ilgilendirmesi açısından daha ciddi olduğunu ve “gasp” davalarında Avrupa Tutuklama Emri'ni baskı unsuru olarak kullanmaya çalışan Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, Fransa Mahkemesi’nin reddine takıldığını yazdı.
Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, “işgal nedeniyle” Avrupa hukukunun uygulanmadığı bir bölgede yapılan eylemler için karşılıklı hukuki iş birliği çerçevesindeki bir Avrupa aracının etkinleştirilmesini talep ettiğini belirten gazete, günün sonunda bunun, Türk tarafının, Kıbrıs Rum tarafının “gaspı araç olarak kullandığı” anlatısını desteklemek için Avrupa yargı materyali elde etmesiyle hukuki bir engele dönüştüğünü ve sonucunun siyasi açıdan “zehirleyici” olduğunu kaydetti.
Benzer haberler
Featured
Holguin’in ev sahipliğinde üçlü görüşme pazartesi günü yapılıyor
ABD'de helikopterin denize düşmesi sonucu 1 kişi öldü, 2 kişi yaralandı
Küresel piyasalarda ABD ara seçimlerinin yankıları hissediliyor
Meteoroloji, denizler için üç günlük hava tahmin raporunu açıkladı
Borsa güne yüzde 0,60 yükselişle başladı
Brezilya'daki maçta dünya rekoru: 51 kırmızı kart gösterildi
Kas sağlığı uzun yaşamın anahtarı: Kas kalitesini ölçmenin yolları
Güney Torid göktaşı yağmuru bu gece nadir görülen ateş topları oluşturacak
Anne ve kız ayı saldırısında hayatını kaybetti




