İşçi Filmleri Festivali alkışlarla sona erdi

Voice Kıbrıs Haber
11-21 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen Uluslararası Kıbrıs İşçi Filmleri Festivali, biletsiz ve ücretsiz gösterimlerle emeğin sesini beyaz perdeden yansıtarak Lefkoşa’da 4, Mağusa’da 1 film gösterimi ile son buldu. Festival komitesi adına kapanış konuşmasını yapan Mustafa Batak: “Emek ile dayanışma ile sanat ile harmanlanan festivali; ada yarımızın içerisinden geçtiği böylesine zor bir dönemde izleyiciyle buluşturmanın heyecanını yaşadıklarını söyledi. Ayrıca, festival tarihinin normal şartlarda yılın Nisan – Mayıs ayları olarak takvimlendiğini ancak bu yıl halkın önüne konan bir dolu derdin yanına kız çocuklarının başını kapatmayı amaçlayan tüzüğe karşı toplumun ilerici, aydın kesimlerinin neredeyse tamamının, planlanan tarihlerde sokakta, eylemde olması nedeniyle festivalin bu tarihe kaydırıldığını iletti. Zaten, seçilen "Işıklar Açık Plan Çok Karanlığa Geçit Yok" temasının da izlenen, “Persepolis” ve “Gülün Adı” gibi filmlerin de bu gerekçelerle seçildiğini ekledi. Emek, özgürlük, direniş ve örgütlenme temalarının da “Ülke ve Özgürlük,” “İşçilerin Haziranı” ve “Made In Bangladesh” gibi filmlerle işlendiğini kaydetti. Emeğin Örgütlenmesi için Mücadele Her Yerde Daha sonra Made In Bangladesh filminin sunuşuna geçildi. Sözlerine devam eden Batak: “Dünyadaki birçok ülke gibi Bangladesh de ülkemiz kültürü, yaşayış biçimi ve yapısı gereği farklılıklar barındırıyor. Ancak aynı farklılıklar, işçilerin hakları, sözleşmeleri, örgütlenme arayışları ve diğer tüm ihtiyaçları söz konusu olduğunda, ortadan kalkıyor” dedi. “İster dünyanın en “modern ve çağdaş” ülkesi olsun, isterse de dünyanın ücra bir köşesinde, halkın genelinin yoksulluğa maruz bırakıldığı bir ülke olsun. Sermayenin, yani kapitalizmin dili, davranışı ve sömürüsü değişmez. Belki yoksulluğun daha yoğun yaşandığı ülkelerde kapitalizmin koşulları ilkeldir. Ama kapitalizm vardır oradadır. Kapitalizmin var olduğu her yerde, emek sömürüsü yaşanır” dedi. Sömürü Varsa Direniş De Var! “Filmin tam da yukarıda ifade edilen sömürü koşullarını kare kare yerleştirdiğini; ülkenin her yanını saran yoksulluk ve gericiliğin çok iyi işlendiğini; kadın emekçilerin en az bir kat daha fazla sömürülmesine rağmen yılmadığını; önemli bir direniş ve örgütlenme çabası içerisine girip, o koşullarda dahi zaferle çıkabildiği” de festival konuşmasında yer aldı. Daha sonra Made In Bangladesh filmi izlendi. Filmin ardından hem film hem festival alkışlarla son buldu.
Benzer haberler
Featured
Denetimlerde alkollü araç kullanımı yine en üst sırada
"Türk Dünyası Diyalogları: Ortak Gelecek, Ortak Vizyon" paneli Lefkoşa'da düzenlenecek
GSI projesinde olası anlaşmazlıkları önlemek için ABD'nin devreye girdiği iddia edildi
GİKAD’dan kadınlara teknoloji alanında eğitim ve istihdam fırsatı
“Öksüz Atlar Ülkesinde” adlı roman, Güney Kıbrıs'daki kitap fuarında tanıtıldı
Hayvanat bahçesinin kaplan bölümüne atladı, hayatını kaybetti
Hristodulidis “Müzakerelerin yeniden başlaması çabaları sürüyor”
Yerde, gökte, denizde: Tümer Debreli ve kazı “Cimcime”
Yalova'da 3.5'lik deprem: İstanbul'da da hissedildi



