Kıbrıs Haber
Kıbrıs
English News
Dolar
Euro
Sterlin
SON DAKİKA
ABD ile İran arasında 'yasak bölge' gerilimi Polonya'da robotlar yapay zekaya karşı protesto düzenledi: İş yerlerini koruyun Instagram'da yeni dolandırıcılık yöntemi: Sahte telif şikayetleri Kraliyetten Harry ve Meghan'a resmi sınır: Sade vatandaş muamelesi görecekler Döviz piyasalarında günün son rakamları (8 Eylül 2026) Fransa'da Renoir Müzesi'nde soygun: Tahmini değeri 9 milyon euro olan tablolar çalındı Yılın futbolcusuna verilen "Altın Top" ödülü için adaylar açıklandı İngiltere'de uçuşlar aksadı Üstel Ankara temasları çerçevesinde Fidan ile bir araya geldi Başbakan Üstel TC Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu ile görüştü Borsa günü yüzde 1,79 değer kazanarak tamamladı Boğulma tehlikesi geçiren şahıs hastaneye sevk edildiği sırada yaşamını yitirdi! “Güvenlik Kamu Görevlileri (Değişiklik) Yasa Tasarısı” Genel Kurul'un gündemine sevk edildi Sonbahar patates beyanları için son tarih açıklandı KTSÇHB “Sivrisinekle mücadelede kurumlar görevlerini yerine getirmelidir” Brent petrol 98,47 dolardan işlem görüyor Gürlek “Kazayla ilgili adli işbirliği süreci Adalet Bakanlığındaki ilgili birimlerce hassasiyetle takip ediliyor” Gemi faciasında yeni gelişme: Kayıplar için özel şirket yetkilendirildi Başbakan Üstel, TC Milli Savunma Bakanı Güler'le görüştü Hristodulidis Mısır’da ABD ile İran arasında 'yasak bölge' gerilimi Polonya'da robotlar yapay zekaya karşı protesto düzenledi: İş yerlerini koruyun Instagram'da yeni dolandırıcılık yöntemi: Sahte telif şikayetleri Kraliyetten Harry ve Meghan'a resmi sınır: Sade vatandaş muamelesi görecekler Döviz piyasalarında günün son rakamları (8 Eylül 2026) Fransa'da Renoir Müzesi'nde soygun: Tahmini değeri 9 milyon euro olan tablolar çalındı Yılın futbolcusuna verilen "Altın Top" ödülü için adaylar açıklandı İngiltere'de uçuşlar aksadı Üstel Ankara temasları çerçevesinde Fidan ile bir araya geldi Başbakan Üstel TC Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu ile görüştü Borsa günü yüzde 1,79 değer kazanarak tamamladı Boğulma tehlikesi geçiren şahıs hastaneye sevk edildiği sırada yaşamını yitirdi! “Güvenlik Kamu Görevlileri (Değişiklik) Yasa Tasarısı” Genel Kurul'un gündemine sevk edildi Sonbahar patates beyanları için son tarih açıklandı KTSÇHB “Sivrisinekle mücadelede kurumlar görevlerini yerine getirmelidir” Brent petrol 98,47 dolardan işlem görüyor Gürlek “Kazayla ilgili adli işbirliği süreci Adalet Bakanlığındaki ilgili birimlerce hassasiyetle takip ediliyor” Gemi faciasında yeni gelişme: Kayıplar için özel şirket yetkilendirildi Başbakan Üstel, TC Milli Savunma Bakanı Güler'le görüştü Hristodulidis Mısır’da
Dolar
Euro
Sterlin

Herhangi biri: Kimliksizliğin imkânları

Paylaş
Facebook X LinkedIn Google News
Herhangi biri: Kimliksizliğin imkânları
Reklam
Niteliklerle donattığı formunu diğer formlardan ayırmaya ve özellikle de farklılaştırmaya çabalayan birini düşünün. Yani kendinizi. Nasıl da çabalıyoruz fark yaratabilmek için? Ve fark yaratmak için yüzeyimize nitelikler ekliyoruz durmadan. Bedenimiz nitelikler taşıyan bir dayanak gibi. Ve bedenimizin yüzeyine yeni nitelikler ekleyerek fark yaratmaya çabaladıkça tuhaf bir şekilde aynılaştığımızı da görüyoruz. Saç şeklimizle, giyim tarzımızla, derimizin altına enjekte ettirdiğimiz dolgularla, okuduğumuz kitaplarla, tükettiğimiz yiyeceklerle farkı yüzeyde kurmaya çalıştıkça bir sınıflandırma nesnesi olmaktan kaçamıyoruz ne yazık ki. Ve sadece şeklimize bakarak “Siz şu kümeye aitsiniz” diyebiliyorlar; farklı şekilde kurduğumuzu düşündüğümüz formumuz bizi ele veriyor ve enseleniyoruz. Rafların, klasörlerin, kümelerin içine hapsedildiğimizde artık birer sınıflandırma ve manipülasyon nesnesine dönüşmüşüz demektir. Ve süpermarket reyonlarının raflarında kendimize rastladığımızda şaşırmıyoruz. Raflardaki formlar biziz, bu formlarlarda buluyoruz kimliğimizi. Oysa şekil ya da form bir tuzaktır. Peki, nasıl kurdular bu tuzağı? Aristoteles formu niteliklerin toplamı olarak tanımlıyordu. Nesnelerin nitelikleri vardır ve bu niteliklerin kimi özsel, kimisi arızidir. Özsel nitelikleri soyutlayarak bir nesneyi o nesne yapan ve diğerlerinden ayıran niteliklerini tek tek tespit ettiğimizde tikel nesnenin formuna ulaşıyoruz. Dolayısıyla her tikel nesnenin niteliklerinin toplamı olan bir formu var. Ve kendimizi bir formun içine sığdırabiliyoruz. Formlarımıza bakarak aramızda özdeşlikler kurduklarında kümelerin içinde topluyorlar bizi. Bu kadarla kalsa yine iyi; sonra da hiyerarşik sınıflandırma kulelerinin içine hapsediliyoruz. Tikel, bir tuğladır, tümel ise hiyerarşik bir kule. Tikellerle ördükleri sınıflandırmanın tümel kulelerinde tutuklu kalıyoruz. Kulenin tuğlalarından biriyiz, unutmayın. Hani, Pink Floyd’un seslendiği “duvardaki tuğlalardan biri”. Hapsedildiğimiz kulenin inşasına güle oynaya katılıyor, sonra da saçımızı uzatıp Rapunzel gibi kulenin dışına sarkıtıyoruz, biri gelip bizi kurtarsın diye.
Kendinizi hapsettiğiniz kuleden sizi kurtaracak birini boş yere beklemeyin, gelmeyecek. Tuğla olmayı kendi rızanızla kabul ettiniz çünkü ve şimdi yine kendi arzunuzla tuğla olmayı bıraktığınızda kuleden kurtulabilirsiniz ancak. Duvardaki yeri ve işlevi belirlenmiş tuğla olmaktan kurtulmak için sınıflandırmaya yarayan niteliklerden soyunmanız gerekecek önce. Buna niteliksizleşme de diyebilirsiniz. Hiçbir niteliğe sahip olmayan ve kimliklendirilemeyen ve her türlü sınıflandırmadan kaçan biri. Kimlikli form bir kimsedir, niteliksiz olan ise herhangi biri. Dolayısıyla birinden söz edebiliriz ama herhangi biri sıradanlığın kopkoyu zemininde kaybolmuştur, ayırt edemezsiniz. Bizler ayırt edilebilmek ve farklı olabilmek için kendimizi niteliklerle donattıkça kulede tutuklu kalanlarız. Ama herhangi biri, niteliklerinden sıyrılarak kuleden çoktan kaçmıştır, dışarıdadır artık. “Herhangi, saf tekilliğin figürüdür. Herhangi tekilliğin kimliği yoktur” diyor Agamben, ‘Gelmekte Olan Ortaklık’da (Monokl). Ve herhangi biri ‘dışa açıklığı’yla, dışarıyla kurduğu ilişki nedeniyle herhangi biridir. Dışarı olmuştur, içeride mahrum kaldığımız tüm mümkün dünyalarla temas edendir. Dışarıyla temas edenin bir kimliği olmadığı gibi bir formu da yok. Bir ‘EKSTASİS’ (kendi dışına çıkma) hâli yaşamış olabilir ve kimlik/form hapishanesinden kaçmıştır. Oysa iktidar, kuleden tek bir çıkış yolu bırakmıştır: tıp jargonuyla ‘EXITUS’; yani ‘eks’, yani ölüm. Sadece öte dünyadan söz edenler, ölüm severler çok severler ölü tuğlaları. Ve faşizmin kuleleri ölü tuğlalarla örülmüştür. Duvardaki tuğlalardan biri olmak istemiyorsak ölü kabuğumuzdan, kimliğimizden kurtulmak gerekecek önce; taşmak, su olup akmak, yaşama karışmak, yaşam olmak. Dışarıda yaşam var. Herhangi biri, dışarıyla temas kurarak yaşamın tüm potansiyellerini bir anda kavrayan ve devindikçe formunu yitirendir. Ayırt edilemez ve ele geçmez; form içine kapatamazsınız; direngendir. Formsuzluğun imkânları… Kaynak:Birgün

Benzer haberler

Featured
ABD ile İran arasında 'yasak bölge' gerilimi 8 Eyl 2026 22:02 Polonya'da robotlar yapay zekaya karşı protesto düzenledi: İş yerlerini koruyun 8 Eyl 2026 21:55 Instagram'da yeni dolandırıcılık yöntemi: Sahte telif şikayetleri 8 Eyl 2026 21:45 Kraliyetten Harry ve Meghan'a resmi sınır: Sade vatandaş muamelesi görecekler 8 Eyl 2026 21:40 Döviz piyasalarında günün son rakamları (8 Eylül 2026) 8 Eyl 2026 21:34 Fransa'da Renoir Müzesi'nde soygun: Tahmini değeri 9 milyon euro olan tablolar çalındı 8 Eyl 2026 21:18 Yılın futbolcusuna verilen "Altın Top" ödülü için adaylar açıklandı 8 Eyl 2026 21:14 İngiltere'de uçuşlar aksadı 8 Eyl 2026 21:11 Üstel Ankara temasları çerçevesinde Fidan ile bir araya geldi 8 Eyl 2026 21:06