"Halkımızın iradesini tahakküm altına alma çabası nafiledir"

Voice Kıbrıs Haber
Dışişleri Bakanlığı, AB Lierderler Zirve Toplantısı'nda Kıbrıs ve Doğu Akdeniz ile ilgili çıkan kararlara tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ayrıda kararların şiddetle kınandığı da ifade edildi. Açıklama şu şekilde: "Avrupa Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirve Toplantısı’nda Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’e atıfla ortaya koyulan sonuçlar, sözkonusu Birliğin hak ve adaletten yoksun bir çıkar kulübü olduğunu, ayrıca bölge gerçeklerini fevkalade yanlış bir şekilde okuyarak, Doğu Akdeniz’de krizi körükleyen bir aktöre dönüştüğünü net şekilde bir kez daha ortaya koymuştur. Kıbrıs Türk Halkı’nın ada etrafındaki doğal gaz kaynaklarının eşit sahibi olduğu tüm taraflarca kabul edilirken, bunun doğal sonucu olarak, KKTC’nin Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin doğalgaz konusunda attığı tek yanlı adımlara mukabil adımlar atmasını kınaması, bahsekonu Birliğin nasıl bir çelişki ve yanlışlık içerisinde olduğunu da göstermektedir. Avrupa coğrafyasının güvenlik ve istikrarı için kurulan ve esasen adada eşit egemenlik zemininde varılabilecek bir anlaşma modeline örnek olma niteliğindeki bu Birlik, gelinen aşamada Doğu Akdeniz bölgesi için büyük bir talihsizlik ve tehlike haline dönüşmüştür. AB, Doğu Akdeniz’de istikrar ve güvenliğe katkıda bulunmak istiyorsa, adada ve bölgede varlığı inkar edilemeyen Kıbrıs Türk Halkı’nın hak ve çıkarlarını görmezden gelmekten vazgeçmelidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak Anavatan Türkiye ile birlikte hak ve çıkarlarımızdan asla taviz vermeyeceğimizi bir kez vurgulamak isteriz. Doğu Akdeniz’de GKRY’nin tek taraflı faaliyetleri ve buna Avrupa Birliği’nin verdiği desteğin yol açtığı gerginliğin giderilmesinin tek yolunun ilgili paydaşların işbirliği ve diyaloğundan geçmekte olduğunu bir kez daha hatırlatmakta büyük fayda görmekteyiz. Uluslararası toplumun kabul edilmez olarak addettiği statükonun bir parçası olan kapalı Maraş’ın uluslararası hukuk çerçevesinde açılmasını sözkonusu statükoyu sürdürmekte kararlı olan Rum liderliğinin kışkırtmasıyla engelleme çabası içerisine giren AB’ye, kapalı Maraş’ın KKTC toprağı olduğunu ve buradaki yetki ve sorumluluğun Devletimize ait olduğunu hatırlatmak isteriz. Gelinen noktada asıl sorgulanması gereken AB’nin bu tutumudur. Avrupa Birliği, Kıbrıs’taki iki eşit egemen halkın olası bir müzakere masasında neyi konuşacakları ve/veya nasıl bir çözüme ulaşmaları gerektiği konusunda söz söyleme hakkına sahip değildir. AB’nin bu cüretini, Kıbrıs Türk halkının, 18 Ekim 2020 tarihinde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde egemen eşitliğe dayalı iki Devletli çözüm olarak sandığa yansıyan özgür iradesini tahakküm altına alma çabası olarak değerlendiriyor ve şiddetle kınıyoruz." Voice of the Island/DB
Benzer haberler
Featured
Fransa'da liselerde cep telefonu yeni eğitim yılından itibaren yasaklandı
Brüksel'de son 4 günde 5 silahlı saldırı düzenlendi
Sosyal medya çocukların beden algısını ve öz saygısını olumsuz etkileyebiliyor
ABD Hazine Bakanı Bessent "İran'da şimdi son oyuna giriyoruz"
Nevada eyaletindeki orman yangınında 42 bin kişiye tahliye emri verildi
Döviz piyasalarında günün son rakamları (24 Ağustos 2026)
Çavuşoğlu "Okullarda topyekün seferberlik başlattık"
En çok kullanılan emoji belli oldu: Ancak yanlış kullanılıyor
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Oygar görevden alındı!


