Kıbrıs Haber
Kıbrıs —
English News
Dolar —
Euro —
Sterlin —
SON DAKİKA
Dışişleri Bakanlığı “Kıbrıs Türk halkı, ada ve çevresindeki denizlerdeki doğal kaynakların ortak sahibidir” Cuma günü bazı bölgelere 3 saat elektrik verilemeyecek KTTB “Sahte diplomaları düzenleyenler kadar denetlemeyenler de suçludur" Aysel Alihan son yolculuğuna uğurlandı Borsa günü yüzde 0,13 değer kazanarak tamamladı Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Cem Akaş, oğlunun ölümünden 6 gün sonra hayatını kaybetti Çeler "TDP'nin Meclis dışında olduğu beş yıllık süreçte denge ve denetim mekanizması zayıfladı" Denktaş “Reklama çıkacak imkânımız yok ama insan içine çıkacak yüzümüz var” Meteoroloji Dairesi 29 Ekim-4 Kasım tarihlerini kapsayan hava tahmin raporunu açıkladı Ayşe Tatlısulu için kan aranıyor Nöbetçi eczaneler (28 Ekim 2026) İspanya'daki iki hızlı trenin çarpıştığı kazada ölü sayısı 46'ya yükseldi Polisten üç ilçede eş zamanlı asayiş ve trafik denetimi Güney Kıbrıs’ta eski siren sistemi kriz endişesi yarattı Evlat acısının ardından acı haber: Cem Akaş 58 yaşında hayatını kaybetti Güney'de geçen yıl 45 kişi trafik kazasında hayatını kaybetti YKP "Maraş BM yönetimine devredilmeli, Mağusa Limanı AB denetiminde ticarete açılmalı" Meteoroloji Dairesi'nden yarın için kuvvetli yağış uyarısı Din İşleri Başkanlığı duyurdu "Cuma ezanı 12.30’da okunacak" İkamet izinsiz olduğu tespit edilen 9 kişi tutuklandı Dışişleri Bakanlığı “Kıbrıs Türk halkı, ada ve çevresindeki denizlerdeki doğal kaynakların ortak sahibidir” Cuma günü bazı bölgelere 3 saat elektrik verilemeyecek KTTB “Sahte diplomaları düzenleyenler kadar denetlemeyenler de suçludur" Aysel Alihan son yolculuğuna uğurlandı Borsa günü yüzde 0,13 değer kazanarak tamamladı Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Cem Akaş, oğlunun ölümünden 6 gün sonra hayatını kaybetti Çeler "TDP'nin Meclis dışında olduğu beş yıllık süreçte denge ve denetim mekanizması zayıfladı" Denktaş “Reklama çıkacak imkânımız yok ama insan içine çıkacak yüzümüz var” Meteoroloji Dairesi 29 Ekim-4 Kasım tarihlerini kapsayan hava tahmin raporunu açıkladı Ayşe Tatlısulu için kan aranıyor Nöbetçi eczaneler (28 Ekim 2026) İspanya'daki iki hızlı trenin çarpıştığı kazada ölü sayısı 46'ya yükseldi Polisten üç ilçede eş zamanlı asayiş ve trafik denetimi Güney Kıbrıs’ta eski siren sistemi kriz endişesi yarattı Evlat acısının ardından acı haber: Cem Akaş 58 yaşında hayatını kaybetti Güney'de geçen yıl 45 kişi trafik kazasında hayatını kaybetti YKP "Maraş BM yönetimine devredilmeli, Mağusa Limanı AB denetiminde ticarete açılmalı" Meteoroloji Dairesi'nden yarın için kuvvetli yağış uyarısı Din İşleri Başkanlığı duyurdu "Cuma ezanı 12.30’da okunacak" İkamet izinsiz olduğu tespit edilen 9 kişi tutuklandı
Dolar —
Euro —
Sterlin —
Reklam

Erman Yaylalı "Kamuda liyakat ortadan kaldırıldı"

Paylaş
Facebook X LinkedIn Google News
Stelios
Erman Yaylalı "Kamuda liyakat ortadan kaldırıldı"
Reklam

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) MYK Üyesi, Ekonomi, Kalkınma, İstihdam ve Yerel İş Gücü Politikaları Sekreteri Erman Yaylalı, Kuzey Kıbrıs TV’de Ahmet Kaptan’ın konuğu olarak ülke gündemini, çalışma hayatını, kamu maliyesini ve yaklaşan seçimleri değerlendirdi.

TDP ile CTP arasında yerel yönetimlerde alınan iş birliği kararına değinen Yaylalı, Cumhurbaşkanlığı seçiminde ortaya çıkan ortaklaşmanın toplumda güçlü bir karşılık bulduğunu söyledi.

Yaylalı, iki partinin yerel yönetimlerde başlayan iş birliğini genel seçim sonrasına da taşıyabilecek bir zeminin oluştuğunu belirterek, “Amacımız küçük parti hesapları değil, toplumun yararına sosyal demokrat ve halkçı bir yönetim anlayışını hayata geçirmektir” dedi.

“Karma oy seçmenin iradesini güçlendiriyor”

Karma oyun kaldırılmasına ilişkin tartışmaları da değerlendiren Yaylalı, sistemin seçmenin yalnızca partiye değil, doğrudan adaylara da irade göstermesine imkân verdiğini vurguladı.

Yaylalı, karma oyun demokratik temsiliyeti güçlendirdiğini belirterek, “Parti yönetimlerinin belirlediği isimlerin değil, halkın tercih ettiği insanların Meclis’e girmesini sağlayan bir sistemdir. Seçme hakkını genişleten bu yapının korunmasından yanayım” ifadelerini kullandı.

“Sigorta affı siyasi popülizmdir”

Sosyal sigorta prim borçlarına yönelik af düzenlemesini sert sözlerle eleştiren Yaylalı, düzenli ödeme yapan işverenlerin cezalandırıldığını söyledi.

Primlerini yıllarca düzenli yatıran bir işletmeyle, aynı parayı kendi yatırımlarında kullanan ve yıllarca ödeme yapmayan işletmenin aynı noktaya getirilemeyeceğini belirten Yaylalı, bu durumun ciddi bir haksız rekabet yarattığını ifade etti.

Yaylalı, “Bir işveren yıllarca yükümlülüğünü yerine getirmiş, diğeriyse o parayı kullanmış. Sonra siz çıkıp faizinin yüzde 90’ını siliyorsunuz. Bunun adı siyasi popülizmdir. Düzenli ödeme yapan insanlara büyük haksızlık yapıyorsunuz” dedi.

Sürekli af çıkarılmasının ödeme disiplinini bozduğunu da vurgulayan Yaylalı, bu yaklaşımın sosyal güvenlik kurumlarının geleceğini tehlikeye attığını kaydetti.

“Bugünkü rahat görüntü yanıltıcı olabilir”

Sosyal Sigortalar ve İhtiyat Sandığı’nın geleceğinin aktüeryal hesaplarla değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Yaylalı, 2008 sonrasında kamuya giren çalışanların ilerleyen yıllarda emekli olmaya başlayacağına dikkat çekti.

Bugün fonlara yüksek prim girişinin olması nedeniyle sistemin güçlü görünebileceğini belirten Yaylalı, önümüzdeki yıllarda kamu çalışanlarının da sistemden emekli maaşı almaya başlamasıyla giderlerin ciddi biçimde artacağını söyledi.

“Beş, on, yirmi yıl sonra bu fonların durumu ne olacak? Bunun hesabı bugünden yapılmalıdır” diyen Yaylalı, sosyal güvenliğin günlük siyasi kararlarla yönetilemeyeceğini vurguladı.

“İş kazalarının temel nedeni denetimsizlik”

Son dönemde artan iş kazalarına da değinen Yaylalı, sorunun temelinde devletin denetim kapasitesini kaybetmesinin bulunduğunu söyledi.

İşverenlerin devletin denetimini artık hissetmediğini belirten Yaylalı, iş sağlığı ve güvenliği kurallarının kâğıt üzerinde kaldığını savundu.

“Kask takılması, iskelenin doğru kurulması, güvenlik tedbirlerinin alınması ancak denetimle sağlanır. Devlet sahada yoksa herkes bildiğini yapar. İş kazalarının artmasının temel nedeni budur” dedi.

Yaylalı, sıcak hava nedeniyle 12.00-16.00 saatleri arasında açık alanda çalışmanın yasaklanmasına rağmen denetim yapılmamasını da eleştirerek, “Karar almak yetmez. O kararı uygulayacak bütün müfettişleri sahaya çıkaracaksınız. Denetlenmeyen kararın hiçbir anlamı yoktur” ifadelerini kullandı.

“Yerli çalışan kendi ülkesinde azınlığa düştü”

Çalışma hayatındaki iş gücü yapısına ilişkin rakamları da değerlendiren Yaylalı, kayıtlı çalışanların önemli bölümünün yabancı uyruklulardan oluştuğunu söyledi.

KKTC yurttaşlarının özel sektörde çalışanlar arasındaki oranının çok düşük seviyelere indiğini savunan Yaylalı, bu tablonun sürdürülebilir olmadığını ifade etti.

Yaylalı, özellikle bankacılık, finans, eğitim, sağlık, turizm ve büro hizmetleri gibi yerli çalışanların tercih ettiği sektörlerde istihdam politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini belirtti.

“Kendi yurttaşlarımızın çalışmayı tercih ettiği sektörlerde kota sistemi uygulanmalıdır. Bunu ırkçılık olarak değil, küçük bir toplumun kendi iş gücünü koruması olarak değerlendirmek gerekir” dedi.

Yerli istihdamı desteklemek amacıyla oluşturulan fonların da amacına uygun kullanılmadığını savunan Yaylalı, yabancı iş gücü üzerinden toplanan primlerin yerli istihdamı artırması gerekirken tam tersine yerli çalışan oranının gerilediğini söyledi.

“Meslek liseleri ile çalışma hayatını yeniden buluşturmalıyız”

Gençlerin ülkeden göç etmesini de çalışma hayatındaki bozulmayla ilişkilendiren Yaylalı, meslek liseleri ile iş dünyası arasında yeniden güçlü bir bağ kurulması gerektiğini kaydetti.

İş garantili mesleki eğitim programlarının geliştirilmesini öneren Yaylalı, işveren örgütleri, devlet ve eğitim kurumlarının ortak planlama yapması gerektiğini belirtti.

“Çocuklarımızı iş gücü piyasasına hazırlayan, mezun olur olmaz istihdam yaratacak bir sistem kurmak zorundayız. Eskiden yapılan bu uygulamalar yeniden hayata geçirilebilir” dedi.

“Hayat pahalılığı artık denetimsizliğin sonucu”

Gıda fiyatları ve hayat pahalılığını da değerlendiren Yaylalı, piyasadaki fiyatların izah edilemeyecek seviyelere ulaştığını söyledi.

Yaylalı, aynı ürünün farklı işletmelerde iki katına varan fiyatlarla satılmasının denetimsizliğin göstergesi olduğunu ifade ederek, devletin yalnızca fiyat artışlarını izlemekle yetinemeyeceğini belirtti.

“Etiketin arkasına bakmak zorundasınız. Bu ürün kaça geldi, maliyeti ne, hangi aşamada fiyat bu seviyeye çıktı? Bunları denetlemezseniz hayat pahalılığını kontrol edemezsiniz” dedi.

Asgari ücretteki artışların gerçek anlamda zam olmadığını, geçmiş dönemde kaybedilen alım gücünün telafisi olduğunu kaydeden Yaylalı, fiyatların ücret artışından daha hızlı yükselmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

“70 milyarlık yükle karşı karşıya kalabiliriz”

Kamu maliyesine ilişkin tabloyu da değerlendiren Yaylalı, iç borçlar ile kamu kurumlarına olan yükümlülüklerin birlikte düşünüldüğünde yeni hükümetin son derece ağır bir mali tablo devralacağını ifade etti.

Yaylalı, “Kim hükümete gelirse gelsin bir enkaz devralacak. Bunun yolu bellidir: Gelirleri artıracaksınız, giderleri azaltacaksınız” dedi.

“Kamuda liyakat ortadan kaldırıldı”

Kamudaki geçici istihdamları da eleştiren Yaylalı, kamu hizmetlerinde ciddi bir liyakat sorunu bulunduğunu söyledi.

Kamuya girişlerin teşkilat yasaları, eğitim şartları ve sınav süreçleri üzerinden yapılması gerektiğini hatırlatan Yaylalı, mevcut dönemde siyasi yakınlık üzerinden yapılan istihdamların kamu hizmetinin niteliğini düşürdüğünü savundu.

“İnsanları hiçbir hazırlık, sınav veya liyakat kriteri olmadan kamuya alırsanız hem o kişiye hem de kuruma zarar verirsiniz. Kamuyu yeniden profesyonel, liyakate dayalı bir yapıya kavuşturmak zorundayız” dedi.

“Kıbrıs’ta belirsizlik artık sona ermeli”

Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yaylalı, TDP’nin iki bölgeli, iki toplumlu federal çözüm yönündeki duruşunun değişmediğini söyledi.

İki toplumun kabul edeceği, garantör ülkelerin de desteklediği bir çözümün gerekli olduğunu belirten Yaylalı, 5+1 formatındaki görüşmelerin de bu sürecin ilerlemesi açısından önemli olduğunu ifade etti.

Yaylalı, “Biz her zaman barışı ve çözümü savunduk. Kıbrıs’ta artık bu belirsizliğin sona ermesini, bütün Kıbrıs’ın ortak yurdumuz olacağı kalıcı bir çözümün kurulmasını istiyoruz” dedi.

Benzer haberler

Featured
Dışişleri Bakanlığı “Kıbrıs Türk halkı, ada ve çevresindeki denizlerdeki doğal kaynakların ortak sahibidir” 28 Eki 2026 19:34 Cuma günü bazı bölgelere 3 saat elektrik verilemeyecek 28 Eki 2026 19:05 KTTB “Sahte diplomaları düzenleyenler kadar denetlemeyenler de suçludur" 28 Eki 2026 19:00 Aysel Alihan son yolculuğuna uğurlandı 28 Eki 2026 18:38 Borsa günü yüzde 0,13 değer kazanarak tamamladı 28 Eki 2026 18:33 Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Cem Akaş, oğlunun ölümünden 6 gün sonra hayatını kaybetti 28 Eki 2026 18:27 Çeler "TDP'nin Meclis dışında olduğu beş yıllık süreçte denge ve denetim mekanizması zayıfladı" 28 Eki 2026 18:18 Denktaş “Reklama çıkacak imkânımız yok ama insan içine çıkacak yüzümüz var” 28 Eki 2026 18:11 Meteoroloji Dairesi 29 Ekim-4 Kasım tarihlerini kapsayan hava tahmin raporunu açıkladı 28 Eki 2026 17:42