Kıbrıs Haber
Kıbrıs —
English News
Dolar —
Euro —
Sterlin —
SON DAKİKA
YÖDAK ile YÖKAK iş birliğinde KKTC’deki üniversitelerin UKAP başvurularına yönelik bilgilendirme toplantısı yapıldı Brezilya'da seçimi kaybeden Bolsonaro, Arjantin üzerinden ABD'ye kaçtı Dışişleri Bakanlığı “Kıbrıs Türk halkı, ada ve çevresindeki denizlerdeki doğal kaynakların ortak sahibidir” Cuma günü bazı bölgelere 3 saat elektrik verilemeyecek KTTB “Sahte diplomaları düzenleyenler kadar denetlemeyenler de suçludur" Aysel Alihan son yolculuğuna uğurlandı Borsa günü yüzde 0,13 değer kazanarak tamamladı Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Cem Akaş, oğlunun ölümünden 6 gün sonra hayatını kaybetti Çeler "TDP'nin Meclis dışında olduğu beş yıllık süreçte denge ve denetim mekanizması zayıfladı" Denktaş “Reklama çıkacak imkânımız yok ama insan içine çıkacak yüzümüz var” Meteoroloji Dairesi 29 Ekim-4 Kasım tarihlerini kapsayan hava tahmin raporunu açıkladı Ayşe Tatlısulu için kan aranıyor Nöbetçi eczaneler (28 Ekim 2026) İspanya'daki iki hızlı trenin çarpıştığı kazada ölü sayısı 46'ya yükseldi Polisten üç ilçede eş zamanlı asayiş ve trafik denetimi Güney Kıbrıs’ta eski siren sistemi kriz endişesi yarattı Evlat acısının ardından acı haber: Cem Akaş 58 yaşında hayatını kaybetti Güney'de geçen yıl 45 kişi trafik kazasında hayatını kaybetti YKP "Maraş BM yönetimine devredilmeli, Mağusa Limanı AB denetiminde ticarete açılmalı" Meteoroloji Dairesi'nden yarın için kuvvetli yağış uyarısı YÖDAK ile YÖKAK iş birliğinde KKTC’deki üniversitelerin UKAP başvurularına yönelik bilgilendirme toplantısı yapıldı Brezilya'da seçimi kaybeden Bolsonaro, Arjantin üzerinden ABD'ye kaçtı Dışişleri Bakanlığı “Kıbrıs Türk halkı, ada ve çevresindeki denizlerdeki doğal kaynakların ortak sahibidir” Cuma günü bazı bölgelere 3 saat elektrik verilemeyecek KTTB “Sahte diplomaları düzenleyenler kadar denetlemeyenler de suçludur" Aysel Alihan son yolculuğuna uğurlandı Borsa günü yüzde 0,13 değer kazanarak tamamladı Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Cem Akaş, oğlunun ölümünden 6 gün sonra hayatını kaybetti Çeler "TDP'nin Meclis dışında olduğu beş yıllık süreçte denge ve denetim mekanizması zayıfladı" Denktaş “Reklama çıkacak imkânımız yok ama insan içine çıkacak yüzümüz var” Meteoroloji Dairesi 29 Ekim-4 Kasım tarihlerini kapsayan hava tahmin raporunu açıkladı Ayşe Tatlısulu için kan aranıyor Nöbetçi eczaneler (28 Ekim 2026) İspanya'daki iki hızlı trenin çarpıştığı kazada ölü sayısı 46'ya yükseldi Polisten üç ilçede eş zamanlı asayiş ve trafik denetimi Güney Kıbrıs’ta eski siren sistemi kriz endişesi yarattı Evlat acısının ardından acı haber: Cem Akaş 58 yaşında hayatını kaybetti Güney'de geçen yıl 45 kişi trafik kazasında hayatını kaybetti YKP "Maraş BM yönetimine devredilmeli, Mağusa Limanı AB denetiminde ticarete açılmalı" Meteoroloji Dairesi'nden yarın için kuvvetli yağış uyarısı
Dolar —
Euro —
Sterlin —
Reklam

Erhürman “Kıbrıs sorununun çözümü için samimiyet gerekli”

Paylaş
Facebook X LinkedIn Google News
Stelios
Erhürman “Kıbrıs sorununun çözümü için samimiyet gerekli”
Reklam

Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs sorununun çözümü için her şeyden önce samimiyet gerektiğini belirtti .

Erhürman, bir yanda BM’nin sorunları zamana yaymasının diğer yanda tarafların birbirlerini zora sokma amaçlı taktikleri çerçevesindeki tek yanlı girişimlerinin, sürece ve Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumlar arasındaki ilişkilerin gelişmesine yardımcı olmadığını vurguladı.

Erhürman “Kıbrıs Rum tarafının 2000’li yıllarda denediği ve son dönemde yeniden ısıtıp masaya koyduğu siyasi avantaj elde etmek için Kıbrıslı Türk bireyleri hedef yapma yaklaşımı ise asla kabul edilebilir değildir” dedi.

Erhürman,BM Genel Sekreteri’nin kişisel temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın adaya gelişi öncesinde yaşanan siyasi gelişmelerle ilgili sosyal medya hesabı üzerinden değerlendirmelerde bulundu.

Erhürman’nın paylaşımı şöyle :

“Sn. Cuellar’ın Zorlu Görevi…

BM Genel Sekreteri’nin kişisel temsilcisi Sn. Cuellar’ın adaya gelişi öncesinde Kıbrıs Rum tarafınca art arda gerçekleştirilen girişimler ve ortaya konulan tavır dikkat çekici.

Kısa bir süre önce bir Kıbrıslı Türk avukatın, kuzeyde kalan 1974’ten önceki Rum mallarının satılmasına aracılık ettiği gerekçesiyle, Rum tarafınca çıkarılan bir “Avrupa yakalama (tutuklama) müzekkeresi” çerçevesinde İtalya’da gözaltına alınması ile başladı süreç.

Söz konusu “müzekkere”nin çıkarılma tarihinin 2005 (veya en geç 2007) olmasına ve Kıbrıslı Türk avukatın bu tarihten sonra defalarca Avrupa’ya (İtalya dahil) ve yine defalarca güney Kıbrıs’a (en son 24.12.2023’te –İtalya’ya gitmeden 5 gün önce- olmak üzere) giriş çıkışları bulunmasına karşın, bunca yıl bu “müzekkere”nin neden uygulanmadığı açıklanamadı.

Dahası, Rum Dış İşleri Bakanı Sn. Kombos’un açıklamalarında, bu işlemin “siyasi” yönüne ve kuzey Kıbrıs’ta 1974’ten önceki Rum taşınmaz mallarının alım-satımına ilişkin tasarrufta bulunanlara yönelik “endişe salma” amacına açıkça vurgu yapıldı.

Bununla da yetinilmedi. Yine tam da bu dönemde, Kıbrıslı Türk taksicilerin güneydeki havalimanlarından yolcu almalarını engelleyecek bir yasa tasarısı Kıbrıs Rum Meclisi’ne sunuldu.

Böyle dönemlerde hep alışık olduğumuz şekilde Rum basınında, BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Colin Stewart “iki taraf arasında denge kurmaya çalıştığı” iddiasıyla eleştirilmeye başlandı.

Kıbrıs Rum tarafının bu dönemde yapmayı tasarladığı bazı benzer girişimler de kulaklara gelmeye başladı bu arada.

Belli ki Sn. Cuellar kolay bir dönem geçirmeyecek buralarda.

Bir yanda Kıbrıs Türk tarafını yönetenlerin BM Güvenlik Konseyi kararlarında Kıbrıs sorununun çözüm formülü olarak kabul edilmiş, iki toplumlu, iki bölgeli, siyasi eşitliğe dayanan federasyona yönelik retçi söylemi var. Bunun yanında, özellikle yabancılara mülk satışı konusundaki, Kıbrıslı Türkleri “hem içeride, hem dışarıda” sıkıntıya sokan, inşaat sektörünün öngörülebilirliğini ve sürdürülebilirliğini tehlikeye atan, Taşınmaz Mal Komisyonu’nu tartışılır hale getiren, zemin ve düzenleme kaygısı gütmeyen, “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” tavrı…

Diğer yanda ise Kıbrıs Rum tarafını yönetenlerin, yine BM Güvenlik Konseyi kararlarında açıkça yer alan şekliye siyasi eşitliği kabul ettiğini beyan etmemekte ısrarlı, Crans Montana’da masadan kalkan taraf olmasına karşın, tam da masadan kalktığı an kalındığı yerden devam etmek istediğini vurgulayan çelişkili tavrı… Bunlara ek olarak, çözüm için her şeyden önce iki taraf arasında karşılıklı güven tesis edilmesi gerekirken, son dönemde ortaya konulan ve yukarıda anılan, karşılıklı güveni zedeleyecek, Kıbrıslı Türk bireyleri siyasi avantaj elde etmek amacıyla hedef haline getirmekten çekinmeyen, samimiyetsiz yaklaşım…

Evet, Sn. Cuellar’ın adadaki görevinin kolay olmayacağı belli! Dilerim bugüne kadarki deneyimi, bu karmaşık meselede tarafların resmi söylemleriyle gerçek tutumları arasındaki makası tespit etmesini sağlar.

Sn. Cuellar müzakerelerin başlaması için zemin yoklayacak. Biz, Kıbrıs sorununun çözümü için müzakereler başlayacaksa, bunun zemininin BM Güvenlik Konseyi kararlarında yer aldığı şekliyle, iki toplumlu, iki bölgeli, siyasi eşitliğe dayalı federasyon olduğunu biliyoruz. Ama hem 2004’te Annan Planı’nda, hem de 2017’de Crans Montana’da çözüm iradesini açıkça ortaya koyan Kıbrıs Türk halkı, bir kez daha ucu bucağı olmayan, nereye varacağı, nerede, nasıl biteceği belli olmayan bir müzakere sürecinin esiri olmayı kabul etmiyor. Müzakere süreci, Sn. Guterres’in dediği gibi, sonuç odaklı ve zaman sınırlaması olan, BM Güvenlik Konseyi kararlarında açıkça yer aldığı ve müzakere masalarında defalarca teyit edildiği şekliyle siyasi eşitliğin tartışma ve pazarlık konusu yapılmadığı ve süreç Kıbrıslı Türklerin iradesine rağmen bir kez daha başarısız olursa statükonun aynen devam etmeyeceğinin baştan güvenceye alınacağının belirlendiği bir yöntemle başlamalıdır. Kıbrıslı Türkler, 2004 referandumlarından sonra Sn. Annan tarafından hazırlanmış raporda yer alan “Kıbrıslı Türklerin ‘evet’ iradesinden sonra izolasyonların hiçbir meşru gerekçesi kalmamıştır” ibaresinin ve bu raporun hangi sonuçlarla karşılaştığının, ne sonuç doğurup, neyi doğurmadığının bilincindedir.

Bu arada Pile’de, Maraş’ta, ara bölgede yaşananlar Sn. Cuellar’ın bilgisindedir. Kıbrıs sorununun çözümü için her şeyden önce samimiyet gerekmektedir. BM’nin sorunları zamana yayması da, tarafların birbirlerini zora sokma amaçlı taktikleri çerçevesindeki tek yanlı girişimleri de, sürece ve Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumlar arasındaki ilişkilerin gelişmesine yardımcı olmamaktadır. Kıbrıs Rum tarafının 2000’li yıllarda denediği ve son dönemde yeniden ısıtıp masaya koyduğu siyasi avantaj elde etmek için Kıbrıslı Türk bireyleri hedef yapma yaklaşımı ise asla kabul edilebilir değildir.

Sn. Cuellar’a bu zorlu görevinde başarılar dilerim…”

Benzer haberler

Featured
YÖDAK ile YÖKAK iş birliğinde KKTC’deki üniversitelerin UKAP başvurularına yönelik bilgilendirme toplantısı yapıldı 28 Eki 2026 21:03 Brezilya'da seçimi kaybeden Bolsonaro, Arjantin üzerinden ABD'ye kaçtı 28 Eki 2026 20:07 Dışişleri Bakanlığı “Kıbrıs Türk halkı, ada ve çevresindeki denizlerdeki doğal kaynakların ortak sahibidir” 28 Eki 2026 19:34 Cuma günü bazı bölgelere 3 saat elektrik verilemeyecek 28 Eki 2026 19:05 KTTB “Sahte diplomaları düzenleyenler kadar denetlemeyenler de suçludur" 28 Eki 2026 19:00 Aysel Alihan son yolculuğuna uğurlandı 28 Eki 2026 18:38 Borsa günü yüzde 0,13 değer kazanarak tamamladı 28 Eki 2026 18:33 Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Cem Akaş, oğlunun ölümünden 6 gün sonra hayatını kaybetti 28 Eki 2026 18:27 Çeler "TDP'nin Meclis dışında olduğu beş yıllık süreçte denge ve denetim mekanizması zayıfladı" 28 Eki 2026 18:18