"Bu gibi anlaşmalarla irade devri yapılıyor"

Voice Kıbrıs Haber
CTP Milletvekili Doğuş Derya protokol içeriğini kelime kelime incelemenin anlamsız olduğunu, konunun hukuki değil doğrudan siyasi olduğunu söyledi.
Protokolde yer alan Yunus Emre Vakfı’nın bir STK olmadığını söyleyen Derya, vakfın devlet eliyle, neo-Osmanlıcı bir ideoloji bağlamında, kültürel hegemonya aracı olarak kurulduğunu kaydetti ve vakıf başkan ve üyelerinin TC Turizm, Eğitim, Maliye ve Dışişleri Bakan yardımcılarından oluştuğunu anlattı.
“Parmağımızın arkasına saklanmadan konuşalım” diyen Derya, Kıbrıs Türk kültürünün yurt dışında bu vakıf altında tanıtılmasının “vilayetleşiyoruz” endişelerini güçlendirdiğini belirtti.
Ülkede Kıbrıslı Türk kültürünün Lüzinyan, Vendik, Osmanlı, İngiliz medeniyetlerinin ve geçmişinin bir toplamı olduğunu dile getiren Derya, bu özgün kültürü yok saymamak gerektiğini vurguladı.
Doğuş Derya, Yunus Emre Vakfı’nın, vakıfla paydaş olarak çalışacak yerlerden kişisel verilerini kendi rızalarıyla paylaşma zorunluluğu getirdiğini kaydederek bu rıza geri alınırsa “üyelik/ sadakat programından çıkarılacaksınız” dendiğini söyledi.
Derya, “Dünyanın neresinde üyelikle sadakat bir tutulmuştur? TC ve KKTC arasında zaten işbirliği yapılmıyor mu?” diye sordu.
Derya, “Devlet Tiyatroları yanalı 15-20 yıl oldu, Pandemiden etkilenen müzisyenler zor durumda, siz kendi sanatçınızı desteklemek, kendi kurumlarınızı ayağa kaldırmak yerine böyle anlaşmalar yapıyorsunuz?” ifadelerini kullandı.
Şu anda Kıbrıslı Türk araştırmacıların Vakıfların arşivlerine giremediğini söyleyen Derya, Vakıfların kendi vizyonuna göre tarih inşa ettiğini, bir ecdat icat ettiğini kaydetti.
Kıbrıslı Türk kültürünün var olduğunu ve bunun yok sayılmasına asla izin vermeyeceklerini belirten CTP Milletvekili Derya, bu gibi anlaşmalarla irade devri yapıldığını söyledi. Türkiyeli sanatçı ve yazarların ürettiği kültürel mirasın önemli olduğunu söyleyen Derya, bu protokoller imzalanırken Kıbrıslı Türk sanatçıların varlığının karşı taraf tarafından bilinip bilinmediğini de sordu.
“İrademizin özgün yaşam tarzımızın by-pass edildiği politikalara karşı olduğumuz için komitede protokole hayır dedik” diyen Derya, bıçağın kemiğe dayandığını dile getirdi.
Ancak birilerinin kendi dünya görüşüne uyan projelere izin verdiği bir ortam yaratıldığını söyleyen Derya, sorunun burada olduğunu kaydetti.
Derya, “Bir Zamanlar Kıbrıs’ta” dizisine de değinerek, iktidarın ihtiyacı olan kamuoyu algısını yaratmak için medyanın bir propaganda aracı olarak kullanıldığını söyledi.
Doğuş Derya, Kıbrıslı Türk toplumu için varlığını ve özgün kültürünü yaşatmanın önemli olduğunu vurguladı.
Benzer haberler
Featured
Naci Talat ölümünün 35’inci yıl dönümünde anıldı
Paris'te aşırı sıcaklar nedeniyle kamusal alanda alkol yasağı başlıyor
Avrupa Bölgesel Yangın Söndürme Merkezi geçici olarak RMMO’nun yetkisine verildi
Güzelyurt'ta kuyuda mahsur kalan yavru köpek kurtarıldı
69’uncu Dönem Bedelli Askerlik yoklaması 6 Temmuz’da yapılacak
Güney'de yollara yapay zekalı kameralar yerleştirilmesi planlanıyor
Serdaroğlu "Asıl kopan ip, asgari ücretin yükselmesiyle değil, yıllardır kurulan adaletsiz ekonomik düzenle kopmuştur"
Her Daim Doğa Dostları çevre kirliliğine dikkat çekmek amacıyla etkinlik düzenliyor
Kanada'da yangın söndürme uçağının düşmesi sonucu 3 kişi öldü



