Kıbrıs Haber
Kıbrıs
English News
Dolar
Euro
Sterlin
SON DAKİKA
Yapay zekada soğuk savaş: ABD, Anthropic’e yabancı engeli getirdi Lefkoşa'da yarın birçok bölgeye 2 saat elektrik verilemeyecek Patlayan roket için kritik karar Sevgi Atailer için acil kan aranıyor! İran "Mutabakat yarın olmasa da önümüzdeki günlerde olabilir" Elebaşı İtalya'da bulunan suç örgütüne operasyonda 33 zanlı tutuklandı Gönyeli Darts Lions Kulübü, KTOÖD üyelerinin de kullanabileceği aktivite odası kurdu KAÜ, Güzel Sanatlar Fakültesi, Görsel İletişim Tasarımı Bölümü öğrencilerinden sergi KKTC, Bakü'de "KKTC Kültür Günü" etkinliğiyle tanıtılıyor Çayönü'nde korkunç kaza: Mustafa Aslan hayatını kaybetti! Japonya'da doğurganlık oranı en düşük seviyeye geriledi Thalassemia Derneği Başkanı Varoğlu “Düzenli kan verin, hayat kurtarın” Üstel “Azerbaycan ile KKTC arasındaki ilişki sıradan bir devlet ilişkisi değil” Kahvenin fazlası vücudu nasıl etkiliyor? Güney Kıbrıs ile Hong Kong arasında anlaşma imzalandı İki Toplumlu Gençlik Teknik Komitesi Kıbrıslı Rum eş başkanı “yalnızca ummuyoruz, mücadele de ediyoruz” Ticaret Dairesi Müdürü mevkiine atama yapıldı Trump en az 30 kez "anlaşma" dedi, petrol piyasaları sert dalgalandı Letimbiotis “3+1 ve Doğu Akdeniz Enerji Merkezi’nin açılması çok siyasi ve jeopolitik öneme sahip” Kıbrıs Türk Tarih Kurumu yeniden kuruldu Yapay zekada soğuk savaş: ABD, Anthropic’e yabancı engeli getirdi Lefkoşa'da yarın birçok bölgeye 2 saat elektrik verilemeyecek Patlayan roket için kritik karar Sevgi Atailer için acil kan aranıyor! İran "Mutabakat yarın olmasa da önümüzdeki günlerde olabilir" Elebaşı İtalya'da bulunan suç örgütüne operasyonda 33 zanlı tutuklandı Gönyeli Darts Lions Kulübü, KTOÖD üyelerinin de kullanabileceği aktivite odası kurdu KAÜ, Güzel Sanatlar Fakültesi, Görsel İletişim Tasarımı Bölümü öğrencilerinden sergi KKTC, Bakü'de "KKTC Kültür Günü" etkinliğiyle tanıtılıyor Çayönü'nde korkunç kaza: Mustafa Aslan hayatını kaybetti! Japonya'da doğurganlık oranı en düşük seviyeye geriledi Thalassemia Derneği Başkanı Varoğlu “Düzenli kan verin, hayat kurtarın” Üstel “Azerbaycan ile KKTC arasındaki ilişki sıradan bir devlet ilişkisi değil” Kahvenin fazlası vücudu nasıl etkiliyor? Güney Kıbrıs ile Hong Kong arasında anlaşma imzalandı İki Toplumlu Gençlik Teknik Komitesi Kıbrıslı Rum eş başkanı “yalnızca ummuyoruz, mücadele de ediyoruz” Ticaret Dairesi Müdürü mevkiine atama yapıldı Trump en az 30 kez "anlaşma" dedi, petrol piyasaları sert dalgalandı Letimbiotis “3+1 ve Doğu Akdeniz Enerji Merkezi’nin açılması çok siyasi ve jeopolitik öneme sahip” Kıbrıs Türk Tarih Kurumu yeniden kuruldu
Dolar
Euro
Sterlin

Baf'ın ikiz köyü!

Paylaş
Facebook X LinkedIn Google News
Baf'ın ikiz köyü!

Bu günkü yazıma  hiç görmediğim ve gitmediğim bir köyün, Baf köyünün bendeki izleri , izlenimleri ile başlamak istiyorum.  Evet Baf dendi mi, söylenecek çok söz var demektir. Efsaneleri çoktur. Alim insanları çoktur, Zalimleri olduğu gibi...

Voice of the Island - Cemal Dermuş Bundan'mıdır Baf'a ait şu ata sözü bilmem ama gerçekliğine de inanırım. Kıbrısta "Alimi da zalimi da Baf'tan çıkarmış."Tabi ki güzeli de.Bir kere Baf'ta doğmuş AFRODİT. Kıbrs anıldığında AFRODİT ile anılır önce. Peki ya Sarı Selim, Baf üzümlerinden elde edilen şaraplara hayranlığından  almadı mı kıbrısı. Atalarımız bu topraklara bundan dolayı kök salmadı mı? Ben de bir Baflı ve üzüm bağlarının bol olduğu bir köydenim. Belki de bu yüzdendir onlara kanımın fazlasıyla kaynaması.Orta okul ve lise yıllarımda tanımaya başlamıştım  Baf'ın bu köyünün insanlarını. Tanıdıkça  kanım kaynamış ve daha çok tanımak istemiştim. Dış görünüşleri kaya kadar sert, yürekleri ise kuş tüyü yastıktan yumuşak. Resmen al başını emanet et cinsinden. Daha gençlik yıllarımda hiç aşık olmamışken , "AHHHHHHH keşke aşık olsam  ve bu köylü birisine aşık olsam" deyişlerim dün gibi anılarımdadır. Deli toyluk işte. Aşık oldum mu? Bilmiyorum. Ama Benden önce aşık olan, hem de kör kütük aşık olan bir köylüm vardı. Veeeeeeeeeeeeee aşk hikayesi başlar bir hastahane odasında . Bağlarda bağlanıp üzümlerinden şaraplar zivaniyalar yapılır ve bu aşk büyür de büyür... Bir flaş patlamasında doğmuştu bu yüce aşk siyah beyez bir fotoğraf karesinde. Belki de üzüm tadıydı ,Üzümün şira kokusuydu Sarı Selim'i Kıbrıs'a aşık ettiği gibi... Çok istememe rağmen Rahmetlik köylüm, abim , saygı duyduğum, rahmetler dilemeyi asla esirgemediğim Öztan Özatay ( Foto Özatay )gibi aşık olamamıştım belki bir kıza.... Lakin insanına aşık oldum yürekten ve sımsıkı bir bağlılıkla. Tıpkı kendi  doğduğum köyüme ve köylülerime olduğum gibi. Allah rahmet eylesin. Unutamam Osman Serini . Unutamam sınıf arkadaşım Tülay'ı. Unutamam Alper Yarbayımı . Unutamam şöför Darbaz'ı. Unutamam iş arkadaşım Darbaz Yiğit'i ve daha nicelerini ... Arodezliler'in  şidi yaşadıkları köyün eski ismi Gabudi. Şimdi ise Kalkanlı. Gabudi köyünden her geçtiğimde ayrı bir mutluluk  hissettiğimi de biliyorum. Çünkü seviyorum insanını. Ve Arodez ... aşağısı, yukarısı ( Bano, Gado)  başlıyor hikayesi... Akamas Yarımadası çarpıcı güzellikleri, çevresel zenginliği ve çok çeşitli yerel fauna ve florası ile çok zengin bir bölgedir. Pano Arodhes,(Yukarı Arodez) hakiki bir şarapçı köyüdür; ana geliri üzümlerden kaynaklanıyor ve evde tüketilmek üzere üretilen mükemmel şarapların yanı sıra, İtalyan grappa ve Fransız eau de vie'ye benzer zivania adı verilen yerel içki de üretilmektedir.  Pano Arodes, uzun Cypress ağaçlarıyla çevrili bir tepenin üzerinde yer alır. Evlerin tamamı taş döşelidir. Hemen altında ise tamamen Kıbrıslı Türklerin yaşadığı Kato Arodhes (Aşağı Arodez) bulunuyor.  1831 Osmanlı Nüfus Sayımı'nda sadece bir adet Arodes gösterilir ve o sırada köy karışık bir nüfus yapısına sahipti. Ancak ilk İngiliz nüfus sayımında, Arodes'in "üst" ve "alt" olarak bölünmesini  görüyoruz. Kato (alttaki) Arodes ağırlıklı olarak Müslüman iken Pano (üstteki) Arodes karışıktı. Pano Arodes'teki Müslüman nüfus, İngiliz döneminde sıklıkla dalgalı ve durgunluk yaşarken, Kıbrıs Rum nüfusu istikrarlı bir şekilde yükseldi ve ardından önemli ölçüde azaldı.1946'da Köyün toplam nüfusu  617 iken 1960'da 492'ye düştü. Kato (Aşağı Arodes) de ise Nüfus yapısı şöyle seyrediyordu. 1958'de Kıbrıslı Türkler, kelimenin tam anlamıyla "kalkanla silahlanmış" anlamına gelen Kalkanlı'nın alternatif ismini kabul ettiler.  1962 Yılında Kıbrıs Cumhuriyeti Cumharbaşkan Vekili olan Rahmetlik Dr Fazıl Küçük, tüm Baf köylerine yaptığı ziyaretler çerçevesinde Aynikola köyünü de ziyaret etmiş ve o günkü  köy sorunları ile ilgili şu saptamalar kayıt altına alınmıştı. Baf- Poli Bölgesi'ndeki Aşağı ve Yukarı Arodes'teki toplam Türk nüfus 650 civarında olup,3 öğretmen ile 110 ilkokul öğrencisi mevcuttur. Köy halkıgenellikle çiftçilik, bahçecilik ve çobanlıkla meşgul olmaktadır. Arodesliler önemli miktarda bağcılıkla da uğraşıp, yetiştirdikleri mahsülü tamamen şarap ve zivaniya imalinde kullanılmaktadır. Köy Kooperatif Şirketinin 808 lira ihtiyat ve 1535 lira depoziti bulunmaktadır. Köyde telefon olmasına rağmen cereyan henüz mevcut değildir.Köyde sıhhat merkezi de olup, her hafta doktor gelip köylüye hizmet vermektedir. Köy yakınında bulunan Lara Deresi'nin baraj inşasına çok müsait yerleri bulunup, yapıldığı takdirde köylüye çok avantajlar sağlayacaktır.Köyde kurulan şarap fabrikası desteklenmesi halinde bölgede önemli bir konuma gelebilir. Yukarı Arodes köyünde yaşayan Türk nüfusun çocukları da Aşağı Arodes köyünde eğitim görmektedirler. 1963 yılı sonrasındaki toplumlar arası çatışmalar sırasında Yukarı Arodes köyündeki Kıbrıslı Türkleri birçok kez geçici dönemler için Aşağı Arodes'e sığınmaya çalıştılar . 1974'ten sonra Kıbrıslı Türk köylülerin çoğu  gizlice dağların üzerinden Türk kontrolündeki kuzeye kaçtı.Bu kaçışlar sırasında Reyhan Güneş isimli kadin,Kocasiyla birlikte dağdan gelirken kucağında bebeği ve  yeni hamileyken uçurumdan düşerek hayatını kaybetti. İkinci aşamada köylülerin geri kalan kısmı 20 Ağustos 1975'te UNFICYP tarafından bölgenin kuzeyine kadar eşlik ettirildi. Çoğunlukla Güzelyurt kasabası yakınlarında  Kalo Chorio (Kapouti) / Kalkanlı  köyüne yerleşmiş oldu. Bazıları Gazimagusa'daki Varosha / Maraş'a yerleştirildi. Arodes köyündeki Kıbrıslı Türklerin ayrıldıktan sonra, 1970'lerin sonunda Kuzeyden gelen Kıbrıslı Rumlar Pano Arodes / Kalkanlı'ya yerleşti. Köyün Kıbrıslı Türk evlerinin çoğu yıkılmıştır. 1970'lerin sonlarında, köyün Kıbrıslı Rum sakinlerinin çoğunluğu da ayrıldı ve kasabalarda yaşıyorlar. Arodes köyünü terketmek durumunda kalan Arodeslilerin gururu olan şair Sevcan Ekrem İstanbullu'nun köyü, köylüleri ve Kıbrıs'ı anlatan şu destanını okursak, yaşananları çok daha net anlayabiliriz. Voice of the Island - Cemal Dermuş  GÖÇ  DESTANI Kıbrısta  yaşananlar Türk ve rum kavgasıydı 20 Temmuz 74 Bir dönüm noktasıydı   Sıcak savaş durulmuş Yatışmıştı ortalık Her şey süt- liman oldu Sanılmıştı bir anlık   Pek çok şehit vermişti İki taraf ne yazık Merhem olmazdı buna Ne para ne de azık   Büyükler  radyolarda Her gün demeçler verdi Birbirlerine çatıp Sürekli  küfrederdi   Ecevit kıbrıslının Gözünde bir kahraman Türk  için kurtarıcı Rum için kara düşman   Denktaş  Makaris’u Suçladı o da onu Çözemediler asla Kıbrısın sorununu   Bizimkiler ‘Kuzeyde Toplanmalıyız’ dedi Göklere uçtu birden Güneyli Türk sevindi   Rumlar engel  yaratıp Karşıydı  gitmemize Bütün dünya karşıydı Kuzeye geçmemize   Kimi  dağı aşarken Kaza geçirip öldü Kimi dağ başlarında Yakalanıp dövüldü   Kimi  barış gücüyle Geçiverdi kuzeye Kimi maceralarla Konu oldu dizeye   Türkiye, Yunanistan Kıbrıs’ta Türk ile Rum Görüşüp bu konuyu Hergün yaptılar yorum   Kuzeyde Türk okullar O yıl yine açıldı Güneydekiler ise Tümden kapalı kaldı   Kuzeye geçemeyen Büyük-küçük hep darda Çaresiz ve başı  boş Kalakaldılar orda   Ne bağa gidebildi Ne tarlaya köylüler Karanlıkta kalarak  Ne gün yüzü gördüler   Adamlar kahvelerde  Her gün  pineklediler Kadınlar sa evlerde Günleri geçirdiler   Orada kalanlar için Gergin bir bekleyişti Ne olacaktı acep Çok karmaşık bir işti   Harekattan bu yana Bir yıl geçti ki birden Taraflar anlaşınca Karar çıktı aniden   Türklerin gidişine Rumlar ‘tamam’ dediler Kısa bir süre sonra Bitecekti özlemler   Şaştık kaldık hepimiz Rum nasıl ‘ evet’ dedi Nasıl oldu bir anda Bu işe izin  dedi   Meğer kısa süreli Gideceğimiz sanıldı Gidiş o gidiş oldu Bunda çok adlanıldı   Antlaşma olacaktı Hesabıyla Türkleri Gönderdi Rum yönetim Güya gelecek geri   Başladık toplamaya Pılımızla pırtıyı Götürmek istiyorduk  En ufak kırıntıyı   Her şeyi toparladık Küpleri, tekneleri Penevetle  birlikte Seleyle sepetleri   Kimi  köfünlere  de Doldurduk öteberi Bulguru,  böğrülceyi Hem kuru üzümleri   Bir kenarda dururdu Şarap  laminzanası Çakizdezle hellimin  Gelecekti sırası   Pekmezler şişelerde İçilmeyi beklerdi Her şey hazır olunca Sıra onlara geldi   Zivaniya  küpleri Dizildi birer birer Diğer pırtı yanında Onlar da elbet gider Tencere, tavaları Yerleştirdik  kasaya Gidecek kapkacağı Sıraladık masaya   Şiltelere yorganlar Dürüldü, hazırlandı Bohçalara giyecek Doldurup toparlandı   Dolaplar, karyolalar Bırakıldı öylece Hazırlığın heyecanı Devam etti günlerce   Tavşan, hindi, bulliler, Hepsi kesilip yendi Bu kesişe en fazla Çoluk- çocuk sevindi   Ucuz, ucuz  Rumlara, Sattık tüm sürüler Bunun yanında bir de Eşekle, inekleri   Arodezli  Rumların Birçoğu üzüldüler Gidip dönülmeyeceğine  İnanmayıp güldüler   İ Thiya Barasgevu Hatıra sesta  verdi ‘Bir gün düğününüze Elbet gelirim ‘ dedi   İliya, Bandabulİ Stefo ile Pedasi Ağni, Martu, Hristina Mazide kaldı hepsi   Gün gelip de çatınca Bindik otobüslere Çocukluk köyümüzü Bırakıyorduk ellere   Pılımızla pırtımız Yüklendi kamyonlara Şoförler Rum olunca Şaşırdık olanlara   Bazı  Rumlar ağladı Türkleri uğurlarken Kimisi karıçladı  Beddua yağdırırken   Konvoy hareket edip ARODEZ’i terk ettik Kahika, Stumbi,Çad’a Rum köylerinden geçtik   Şarkılar söyleyerek Yol boyu coşuyorduk Kuşlar gibi uçarak Meçhule koşuyorduk   BAF’tan geçtik son defa Biraz mahsun bakarak Her şeye sünger çektik O diyardan kaçarak   Aklımıza gelmezdi Yıllar geçtikten sonra İstesek de gitmeyi İmkansız oralara   Kıbrıslı kimliğimizi Yitirmek olasıydı Kıbrıslı, Kıbrısımın Çekirdeği, asıydı   Yeşil hat iki bölge Yapacaktı Kıbrısı Güney Rum’a bırakıldı Bize  öbür yarısı   Yollarda süzülürken Otobüs ve kamyonlar Ağustos sıcağında Bol bol içildi sular   Annemizin yaptığı Yumuşacık hellimli Yol boyunca çiğnendi Bol soğanlı zeytinli   Köfter- sucuk yiyerek Azıcık oyalandık Karnımız acıkınca Çöreklere dolandık   Bir heyecan sardı bizi Lefkoşa’ya varınca Türk Bayrağı göklerde  birden dalgalanınca   Sevinç  çığlıklarıyla doldurduk otobüsü yaşadığımız o günün  Bir başkaydı büyüsü   Çocuklukla gençliğin Karmaşık duygusunu İşte o gün yaşadım Savaşın olgusunu   Otobüsler durunca Bir izdiham yaşandı Akrabalar buluşup Sarılarak ağlandı   Kimileri bir yılın Özlemini  giderdi Kimi de özgürlüğün Tadıyla neşelendi   Sandviçle meyve suyu İkram edildi bize Bir yetkili nutukla Birden başladı söze   Konuşarak gündemi Bol, bol havalar attı Bizi orada bekletip Epeyce oyalattı   Rum şöförler oradan Dönüverdiler geri Bizse yola devamla Gidecektik ileri   Yeni bir köye şimdi Yerleştirilecektik Beğenmesek de yine Hep boyun eğecektik   Çok merak ediyorduk Bu yeni köyümüzü Rab gerçek kılar mıydı Fantezi düşümüzü   Bir saatlik bir yolla Vardık bu yeni köye Çorak, sessiz haliyle Benziyordu ölüye   KAKLANLI verilmişti  köyümüzün adına Eskiden kurulmuştu  OMORFO’nun  yanına   GABUDİ ise onun Eski, Rumca adıydı Biz bilmiyorduk ama Bu isim anlamlıydı   Evler büyük, yeniydi Alışmadığımız kadar Yine de sevemedik Ondan geliyordu dar   Önce gelenler buldu Ganimet mobilyalar Ziynet eşyaları ve Örtü ile çarşaflar   Bulamayanlar ise Uzaktan bakıyordu Diğerleri inada Hep hava atıyordu   Hükümet halka biraz Yardım eli uzattı Koltuk, yatak vesaire Öte beri dağıttı   Bir süre sonra bunlar Kırılıp çöpe gitti Sağlam mal olmayınca Pilleri hemen bitti Sıra taşınmaz mala Gelince haksızlıklar Gecikmeden başladı Partizan ayırımlar   Birçok insanı mağdur Etti Türk hükümeti Güneyden o coşkuyla Koşup gelen milleti   Hiç malı olmayana Mal  verdi hesapsızca Malı olan birçoğu Kandırıldı yalnızca   Yerleşik ve  yerliler Topladılar parsayı Mobilya, ev,araba Bahçe ile arsayı   Baştakiler yönetip Çevirdiler dümeni Haksızlığa uğradı Birçok GÜNEY GÖÇMENİ   Kimi mağdur göçmenler Yurt dışına göçtüler Kimiler dayanmayıp Hastalanıp öldüler   Kimisi düşünmekten Tüm kafayı sıyırttı İstisna birkaç kişi Gayet  memnun kırıttı Öyle , böyle otuz yıl Koca ömür geçirdik Orak, kılıçla değil Bir kalemle biçildik                                              Sevcan Ekrem İstanbullu                                                         2007

Benzer haberler

Featured
Yapay zekada soğuk savaş: ABD, Anthropic’e yabancı engeli getirdi 2026-06-13 21:45:00 Lefkoşa'da yarın birçok bölgeye 2 saat elektrik verilemeyecek 2026-06-13 21:37:00 Patlayan roket için kritik karar 2026-06-13 21:32:00 Sevgi Atailer için acil kan aranıyor! 2026-06-13 20:46:00 İran "Mutabakat yarın olmasa da önümüzdeki günlerde olabilir" 2026-06-13 20:23:00 Elebaşı İtalya'da bulunan suç örgütüne operasyonda 33 zanlı tutuklandı 2026-06-13 20:15:00 Gönyeli Darts Lions Kulübü, KTOÖD üyelerinin de kullanabileceği aktivite odası kurdu 2026-06-13 20:09:00 KAÜ, Güzel Sanatlar Fakültesi, Görsel İletişim Tasarımı Bölümü öğrencilerinden sergi 2026-06-13 20:05:00 KKTC, Bakü'de "KKTC Kültür Günü" etkinliğiyle tanıtılıyor 2026-06-13 19:56:00