Kıbrıs Haber
Kıbrıs
English News
Dolar
Euro
Sterlin
SON DAKİKA
Milli Eğitim Bakanlığı ile taşımacılar arasında protokol imzalandı Brent petrol 101,78 dolardan işlem görüyor BM Genel Kurulu’nun 81. oturumu yarın New York'ta başlıyor Köroğlu “Yeni taş ocağı izinlerinin gündeme getirilmesi kabul edilemez” Reynar "75 yıllık Şirketler Yasası ile dijital ekonomi yönetilemez" Gönyeli-Alayköy Belediyesi’nden okullarda su güvenliği ve gıda hijyeni denetimi Özersay "Yolsuzluklara karşı atılması gereken en önemli adım her şeyin şeffaf şekilde kamuoyuna açıklanmasıdır" Polis Akademisi İç Güvenlik Fakültesi Münhali için başvurular başladı Türk Hava Kuvvetleri, Kıbrıs’ın güneyinde eğitim uçuşu yaptı Küçük "Gecikmiş adalet, adalet değildir" Adana'da deprem! Yeni Lefkoşa Atık Su Arıtma Tesisi’ndeki güneş enerjisi santrali hizmete girdi İncirli “Son beş yılda yaşananların da peşine düşülecek. Yapanın yanına kar kalmayacak" Güney Kıbrıs turizminde yılın ilk 7 ayında yüzde 8’lik düşüş Baybora "KTÖS, haksız kesintiler hakkında gerekli süreçlerin başlatılması için her türlü hukuki girişimde bulunacaktır" İncirli “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır” Güney’de kadın ve erkek çalışanlar arasındaki maaş eşitsizliği gündemde Muhit Vakfı “Gelişiyoruz Akademisi 2027” programı 6 Ekim’de başlayacak Lefkoşa’da “Yavaş Yavaş Surlariçi” etkinliği düzenlendi Bengihan “Bu yönetim anlayışını bir daha geri gelmemek üzere tarihe gömmek boynumuzun borcudur" Milli Eğitim Bakanlığı ile taşımacılar arasında protokol imzalandı Brent petrol 101,78 dolardan işlem görüyor BM Genel Kurulu’nun 81. oturumu yarın New York'ta başlıyor Köroğlu “Yeni taş ocağı izinlerinin gündeme getirilmesi kabul edilemez” Reynar "75 yıllık Şirketler Yasası ile dijital ekonomi yönetilemez" Gönyeli-Alayköy Belediyesi’nden okullarda su güvenliği ve gıda hijyeni denetimi Özersay "Yolsuzluklara karşı atılması gereken en önemli adım her şeyin şeffaf şekilde kamuoyuna açıklanmasıdır" Polis Akademisi İç Güvenlik Fakültesi Münhali için başvurular başladı Türk Hava Kuvvetleri, Kıbrıs’ın güneyinde eğitim uçuşu yaptı Küçük "Gecikmiş adalet, adalet değildir" Adana'da deprem! Yeni Lefkoşa Atık Su Arıtma Tesisi’ndeki güneş enerjisi santrali hizmete girdi İncirli “Son beş yılda yaşananların da peşine düşülecek. Yapanın yanına kar kalmayacak" Güney Kıbrıs turizminde yılın ilk 7 ayında yüzde 8’lik düşüş Baybora "KTÖS, haksız kesintiler hakkında gerekli süreçlerin başlatılması için her türlü hukuki girişimde bulunacaktır" İncirli “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır” Güney’de kadın ve erkek çalışanlar arasındaki maaş eşitsizliği gündemde Muhit Vakfı “Gelişiyoruz Akademisi 2027” programı 6 Ekim’de başlayacak Lefkoşa’da “Yavaş Yavaş Surlariçi” etkinliği düzenlendi Bengihan “Bu yönetim anlayışını bir daha geri gelmemek üzere tarihe gömmek boynumuzun borcudur"
Dolar
Euro
Sterlin

Akkor "Bu girişim oğlum Adel’in de aynı sıkıntıları yaşamaması adına başlatılmış bir mücadele”

Paylaş
Facebook X LinkedIn Google News
Stelios
Akkor "Bu girişim oğlum Adel’in de aynı sıkıntıları yaşamaması adına başlatılmış bir mücadele”
Reklam

Eda Hançer Akkor’un, karma evliliklerden doğan çocukların Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığına erişim hakkı için 11 yıldır sürdürdüğü hukuk mücadelesinde kritik bir aşamaya gelindi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Akkor’un başvurusunu esastan inceleme kararı aldı.

Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) yaptığı değerlendirmede, bu kararı “Uzun bir yolun sonunda ilk defa bir ışık gördük.” sözleriyle yorumlayan Akkor, gelinen noktanın hem kendi mücadelesi hem de benzer durumda olan binlerce kişi için umut verici bir gelişme olduğunu işaret etti.

Avukatı Nicoletta Charalambidou’ya Aralık 2025’te iletilen resmi bildirimle dosyanın değerlendirmeye alınacağını öğrenen Akkor, bunun 11 yılı aşan sürecin en kritik eşiği olduğunu, bu mücadelenin yalnızca bireysel bir hak arayışı değil, aynı zamanda aidiyet ve eşit yurttaşlık hakkı için verilen bir mücadele olduğunu vurguladı.

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş de TAK’a yaptığı açıklamada, sendikanın toplumsal sorumluluğu bulunduğuna ve bu nedenle davaya destek verdiklerini söyledi. Öte yandan, Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Başkanı Güven Bengihan da ülkede aynı sorunlarla karşı karşıya gelen binlerce çocuk olduğunu anımsatarak, bunun “toplumun kanayan bir yarası” olduğunu ifade etti.

- 11 yıldır sürdürülen hukuk mücadelesi…    

Akkor, karma evliliklerden doğan binlerce çocuktan sadece biri. Onu farklı kılan ise annesinden gelen yurttaşlık hakkına erişebilmek için 11 yıldır sürdürdüğü hukuk mücadelesi...

Türkiye’den Kıbrıs’a 1975 yılında gelen babası, Kıbrıslı Türk olan annesiyle tanıştı ve evlendi. İlk çocuk Eda Hançer Akkor, sonrasında ise iki kız kardeşi Kıbrıs’ta doğdular. Akkor, 2003 yılında kapıların açılması sonrasında birçok Kıbrıslı Türk gibi Güney Kıbrıs Rum makamlarına vatandaşlık başvurusunda bulundu.

Resmi başvurusunu 2004 yılında yapan Akkor, başvurunun üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen olumlu bir yanıt alamaması üzerine bu kez 2015 yılında olayı mahkemeye taşıdı. Akkor söz konusu başvuru sürecine dair şöyle konuştu: 

“Hollanda’da bir üniversiteye başvuru yaptım ve kabul aldım. Hatta burs hakkı elde ettim. Ancak ben üçüncü ülke vatandaşı konumunda olduğumdan, (AB vatandaşı olmayanların ödemesi gereken) ücreti karşılayamayacağım için gidemedim. Bu içimde hep bir uhde olarak kaldı. Sonrasında 2014 yılında hamile kaldım. Hamilelikle birlikte, yaşadıklarımın aynısını çocuğumun da yaşamasını istemedim.”   

Akkor, hak arama mücadelesini salt eğitim alma ya da seyahat etme konusunda karşılaştığı sıkıntılar nedeniyle başlatmadığını, bir Kıbrıslı annenin çocuğu olarak bu mücadelenin aidiyet ve eşit yurttaşlık duygusuyla da yakından ilgili olduğunu vurguladı. Annelik duygusunun bu mücadeleye ayrı bir anlam kattığını ifade eden Akkor, bu girişimin oğlu Adel’in de aynı sorunları yaşamaması adına başlatılmış bir mücadele olduğunun altını çizdi.

Bugün oğlu Adel’in 12 yaşına geldiğini, ancak başlattığı mücadelenin hâlâ sonuçlanmadığını işaret eden Akkor, sorunun yalnızca kendi kuşağı ile ilgili olmadığını, çocuklarını ve hatta onların çocuklarını da etkileyen kuşaklar arası bir hak meselesine dönüştüğünü söyledi. Aynı mağduriyetin nesilden nesile aktarılmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Akkor, AİHM’den çıkacak kararın olumlu bir değişimin önünü açacağına inandığını ifade etti.   

- İlk dava 2015 yılında açıldı

Akkor, Kıbrıslı Rum Avukat Charalambidou ile ilk olarak 2015 yılında Güney Kıbrıs makamlarına idari bir dava açtı. Beş yıl süren davayı kaybeden Akkor, süreçle ilgili şöyle konuştu: 

“İdare Mahkemesi’ndeki davayı kaybetmemin ardından, 40 günlük yasal süre içerisinde dosyayı Yüksek Anayasa Mahkemesi’ne taşıdık. Hak arama mücadelemde tüm iç hukuk yollarını sonuna kadar kullanmaya kararlıydım.”

Yüksek Anayasa Mahkemesi'ndeki davanın da beş yıl sürdüğünü söyleyen Akkor, bu davayı da kaybedince, iç hukuk yollarının tükenmesi üzerine AİHM’e başvuru yaptı. 

-Konu AİHM gündeminde…

AİHM’in konuyu gündeme alacağına dair resmi bir bildirimde bulunduğunu vurgulayan Akkor, “AİHM genellikle kendisine yapılan başvuruları yüzde 75 oranında reddeder. Davanın görüşülecek olmasına dair aldığımız bildirimle aslında biz 11 yılı aşan sürecin en kritik eşiğini aşmış olduk, yani uzun bir yolun sonunda ilk defa bir ışık gördük.” dedi.

- Davaya sendikalardan destek geldi

Akkor, hak arama mücadelesinin bireysel bir mücadele olarak başladığını ancak Yüksek Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapıldığı süreçte başta Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) olmak üzere Kıbrıs Türk Amme Memurları (KTAMS), Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), DAÜ-SEN, KOOP-SEN, BES, BASIN-SEN, ÇAĞ-SEN ve DEV-İŞ’ten destek görmeye başladığını söyledi.

Akkor, AİHM’e başvuru sürecinde destek veren sendikaların ise KTÖS, KTAMS, BES, KOOP-SEN, DAÜ-SEN ve DEV-İŞ olduğunu, sendikalardan gelen bu desteğin kendisi için çok önemli olduğunu belirtti.

Akkor, sendikaların söz konusu davayı sahiplenmelerinin mücadelenin büyümesi adına çok önemli olduğunu ekleyerek, destek veren tüm sendikalara ayrı ayrı teşekkür etti.

Ayrıca, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın da konuya destek verdiğini aktaran Akkor, Cumhurbaşkanlığı tarafından konuyla ilgili ayrı bir komite kurulduğunu da belirtti.

Akkor, Kimliksizler Derneği'nin konunun çözümüne odaklı bir mücadele başlattığını ve derneğin girişimleri yanı sıra İnsan Hakları Platformu'nun da katkılarıyla hem konunun geneliyle hem de özelde davayla ilgili bir paragrafın Birleşmiş Milletler İnsan Hakları raporlarında yer aldığına işaret etti.

-Maviş: “Çocuklar üstünden yürütülen bu politika doğru bir politika değildir”

Akkor’un davası sadece bireysel bir hak arayışı olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir adalet talebi olarak da karşılık buldu. Bu kapsamda, davaya destek veren sendikalardan KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş TAK’a yaptığı değerlendirmede, sendikanın toplumsal sorumluluğu bulunduğuna ve bu nedenle davaya destek verdiklerine dikkat çekti. 

Maviş, 2003 yılında kapıların açıldığı zaman sorunun görünür olmadığını, 2007 yılında Güney Kıbrıs makamlarının yasalarda tek taraflı değişikliğe gitmesiyle vatandaşlık vermeyi Bakanlar Kurulu inisiyatifine bıraktığı zaman sorunun daha görünür hale geldiğini anlatarak, söyle konuştu:

“Aynı kategoride birçok insan vatandaşlık almıştır, ama birçok insan da var ki vatandaşlığı alamadı. 2007 yılında ‘yasal olmayan limanlardan’ girenlere vatandaşlık vermeme kararı alındı ve adanın kuzeyindeki limanlar yasal olmayan limanlar olarak ilan edildi. Bu iyi niyetli bir yaklaşım değildir.”

Maviş, Çocuk Hakları Evrensel Beyannamesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni hatırlatarak, “Orada her çocuğun geçerli bir pasaporta sahip olması gerektiği ifade edilir. Devletler vatandaşlarının kiminle evleneceğine karışamaz, çocuklar da anne babalarını seçemeyeceğine göre çocuklar üstünden yürütülen bu politika doğru bir politika değildir.” dedi. 

KTÖS’ün davaya destek vermesinin nedenleri konusunda konuşan Maviş, sendikanın 2022’den bu yana hazırladığı politika belgeleri olduğunu, Kıbrıslı Türklerin Avrupa Birliği (AB) kurumlarıyla direkt ilişki kurması yanı sıra karma evlilik nedeniyle sorun yaşayan vatandaşların sorunlarının çözümüne dair girişim yapma kararı aldıklarını söyledi. Maviş, ayrıca yabancı misyon şefleriyle görüştükleri zamanlarda da karma evlilikten doğan çocukların durumunu anlattıklarını belirtti. 

Bu konuda hukuksal açıdan mücadele vermenin ve örgütlü olarak hareket etmenin önemini işaret eden Maviş, süreç içerisinde İnsan Hakları Platformu ve Kimliksizler Derneği'nin de önemli girişimleri bulunduğuna dikkat çekti.

Maviş, Akkor’un risk alarak, mücadele yürüttüğünü ve bunu takdir ettiğini belirterek, “Anne ya da babanız herhangi bir ülkeye vatandaşsa, otomatik olarak vatandaşlık alırsınız. Almanya'da da olsanız, Fransa'da da olsanız vatandaşlık alabiliyorsunuz.” dedi. 

Davayla ilgili başlatılan süreç hakkında bilgi veren Maviş, “Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler arasında dengeye baktığımızda yabancılarla evlenip vatandaşlık alma noktasında Kıbrıslı Türklerin ayrımcılığa uğradığını görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. 

“Kıbrıslı Türkler bu adada vardır, var olacaklardır. Dünya artık kozmopolittir.” diyen Maviş, 1974'ten önce doğanlar ile 1974'ten sonra doğanlar diye bir ayrıma gidilemeyeceğini, karma evliliklerinden doğanların da vatandaş olma hakları olduğunu belirtti.

Maviş, Akkor’un davasında iç hukuk yollarının tükendiğini ve çözümün dışarıda arandığını da vurgulayarak, “AİHM’de her çocuğun geçerli bir pasaport hakkı olduğu varsayımı üzerinden mahkemenin bu konuda bir açılım göstereceğini ve davanın olumlu sonuçlanacağını düşünüyorum.” dedi. 

-Bengihan: “Bu ülkede aynı sorunlarla karşı karşıya gelen binlerce çocuğumuz var.”

Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Başkanı Güven Bengihan ise TAK’a yaptığı açıklamada, sendikanın sadece üyelerinin hak ve menfaatlerinin korunması konusunda değil, toplumsal olaylarda da duyarlılık göstererek, sorumlu sendikacılık bilinciyle hareket ettiğini söyledi.

Buradaki konunun sadece Eda Hançer Akkor’un sorunu olmadığını, ülkede aynı sorunlarla karşı karşıya gelen binlerce çocuk olduğunu vurgulayan Bengihan, “burada toplumsal olarak kanayan bir yara var” dedi.

Bengihan, karma evlilikten doğan çocukların yaşadığı büyük bir ayrımcılık olduğuna da dikkat çekerek, “Bu yapılanlar insanlık açısından da, insanlık onuruna yakışmaz.” değerlendirmesinde bulundu.

Burada doğan çocukların anne veya babasının Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olmasından kaynaklı vatandaşlığın en temel hakları olduğuna işaret eden Bengihan, bu konuda Eda Akkor’un bir mücadele başlattığını, sendika olarak başlatılan bu mücadelenin daha da büyümesi için destek vermeye devam edeceklerini vurguladı.

Sendika olarak en demokratik insan hakkı olan vatandaşlığın, anayasal bir hak olduğuna inandıklarını belirten Bengihan, sorumlu sendikacılık bilinciyle benzer durumda olan çocukların aynı sıkıntıları yaşamaması için hukuk mücadelesi vermeye devam edeceklerini söyledi.

Bengihan, konuşmasının sonunda Eda Hançer Akkor’u başlattığı hukuk mücadelesinden dolayı tebrik ederek, teşekkür etti. Bengihan, ayrıca, karma evlilikten doğan çocukların yurttaşlık haklarının alınacağına inandığını belirtti.

Haber: Gülden Hacımevlüt Alyaz - Fotoğraf: Süleyman Önal

Benzer haberler

Featured
Milli Eğitim Bakanlığı ile taşımacılar arasında protokol imzalandı 21 Eyl 2026 15:42 Brent petrol 101,78 dolardan işlem görüyor 21 Eyl 2026 15:39 BM Genel Kurulu’nun 81. oturumu yarın New York'ta başlıyor 21 Eyl 2026 15:36 Köroğlu “Yeni taş ocağı izinlerinin gündeme getirilmesi kabul edilemez” 21 Eyl 2026 15:32 Reynar "75 yıllık Şirketler Yasası ile dijital ekonomi yönetilemez" 21 Eyl 2026 15:29 Gönyeli-Alayköy Belediyesi’nden okullarda su güvenliği ve gıda hijyeni denetimi 21 Eyl 2026 15:25 Özersay "Yolsuzluklara karşı atılması gereken en önemli adım her şeyin şeffaf şekilde kamuoyuna açıklanmasıdır" 21 Eyl 2026 15:20 Polis Akademisi İç Güvenlik Fakültesi Münhali için başvurular başladı 21 Eyl 2026 15:16 Türk Hava Kuvvetleri, Kıbrıs’ın güneyinde eğitim uçuşu yaptı 21 Eyl 2026 15:03